(3402 S. K. m. 17) (6831 S. K. m. 2)
Dava: Mustafa Butgül ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kısmen kabulüne kısmen reddine dair Antalya 2. Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 24.01.2003 gün ve 1088-79 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı Mustafa Butgül vekili ile davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, dava konusu parsellerin Hazine üzerindeki tapu kayıtlarının iptali ile vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmesi üzerine; hükmün redde ilişkin bölümü davacı vekili, kabule ilişkin bölümü ise davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
862 parselin teknik bilirkişi tarafından düzenlenen krokide A harfi ile gösterilen 8717 m2'lik bölümünün, imar-ihya işlemine dava tarihinde 15 yıl önce başlandığı ve halen devam etmekte olduğu, taşınmazın bu bölümünün yer yer yüzeyde blok kayalarla ve henüz aşılanmamış yabani zeytin ağaçları ile kaplı olduğu açıklanmış bulunduğuna dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davacı vekilinin bu bölüme ilişkin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün 862 parselin krokiye göre A harfi ile gösterilen 8717 m2'lik kısmı hakkındaki davanın reddine ilişkin bölümünün ONANMASINA,
922 parsel ile 862 parselin krokiye göre B harfi ile gösterilen 6000 m2'lik bölümüne ilişkin davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarına gelince:
Dava konusu parsellere ait kadastro tutanaklarından, 1963 yılında Topallı Köyü'nde kadastro çalışmalarının yapıldığı sırada orman sınırlama hattının içerisinde kalması nedeniyle tespit dışı bırakıldığı, daha sonra nitelik kaybı sebebiyle orman dışına çıkarıldığı, Hüseyin oğlu Mustafa Butgül'ün zilyetlik ve tasarrufu altında bulunduğunun muhtar ve bilirkişiler tarafından bildirilmesi üzerine 16.06.1999 tarihinde tarla niteliğiyle Hazine adına tespit edildikleri anlaşılmaktadır.
Davacı tespitten önceki imar ihya ve kazanmayı sağlayan zilyetliğe dayanarak iptal ve tescil isteğinde bulunmuştur. Mahkemece, kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesiyle 922 parselin tamamı ile 862 parselin krokiye göre B harfi ile gösterilen 6000 m2'lik bölümü yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ormancı bilirkişi raporu, sınırlama ve makiye tefrike ilişkin belgelere göre,dava konusu parseller 1945 yılında 3116 sayılı Orman Kanunu hükümleri uyarınca yapılan orman sınırlandırma çalışmaları sırasında sınırlama hattı içerisine alınmış ve 1952 yılında 5653 sayılı Kanun hükümleri uyarınca makiye tefrik edilmiş, orman tahdit komisyonlarınca 1981 ile 1987 yılları arasında yapılan çalışmalar esnasında da 1744 sayılı Kanunla değişik 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 2/B maddesi hükmü uyarınca nitelik kaybı sebebi ile orman dışına çıkarıldığı belirlenmiştir. Kesinleşmiş sınırlama hattı içerisinde kalan dava konusu yerlerin 1952 yılında Maki Tefrik Komisyonunca makiye tefrik edilmek suretiyle ormanla bağlantısı kesilmiş olmaktadır. Bu nedenle, orman sayılmayan bir yerin 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 17. maddesinde belirtilen koşullar altında imar ihya edilmesi kazanmayı sağlar.
Kadastro tutanaklarına göre, dava konusu taşınmazların bulunduğu Topallı Köyü çalışma alanında kadastro çalışmalarının 1963 yılında yapıldığı, dava konusu taşınmazların tespit dışı bırakıldığı, 6831 sayılı Yasanın 2/B uygulaması ile Hazine lehine orman sınırları dışına çıkarıldıktan sonra 644 sayılı parsel olarak Hazine adına tapuya bağlandığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, dava konusu taşınmazların hangi tarihte tespit dışı bırakıldığının kesin olarak belirlenmesi gerekir. Dairemizin ve Yargıtay HGK'nun yerleşmiş uygulamalarına göre, bir yerin paftasında gösterildiği tarihte tespit dışı bırakılma işlemi tamamlanmış olur. İşte bu tarihin kesin olarak belirlenebilmesi için dava konusu taşınmazların bulunduğu yöreye ait paftanın Kadastro Müdürlüğünden istenilerek, dosya arasına konulması, dava konusu taşınmazların ne zaman ve hangi sebeple tespit dışı bırakıldığının Kadastro Müdürlüğünden sorulması, dava konusu yerin pafta üzerindeki yeri ve konumunun belirlenmesine çalışılması, bu belirlenemediği takdirde ilk tesis kadastrosuna göre dava konusu taşınmazlara en yakın komşu parseller tespit edilerek bunlara ait kadastro tutanaklarının getirtilmesi, bunlardan yararlanılması, gerekirse pafta ve komşu parsellere ait belgeler üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle bu hususun açıklığa kavuşturulması, tespit dışı bırakılma tarihi kesin olarak belirlendikten sonra, yerel bilirkişi ve tanıklardan davacının taşınmazları hangi tarihte imar ihyaya başladığı ve hangi tarihte imar ihya işlemini tamamladığı sorulup belirlenmeli ve o tarihten 644 parsel olarak Hazine adına tapuya bağlanma tarihine kadar kazanma koşulları ve süresinin geçip geçmediğinin gözönünde tutulması ve sonuca göre bir karar verilmesi gerekmektedir.
Redde karar verilen 777 parsele yönelik davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince: Öncesi itibariyle taşlık ve çalılık arazi iken para ve emek sarf edilerek imar ihya edildiği, ev ve bahçe olarak tasarruf edildiği, tasarruf süresinin dava tarih itibariyle 40-50 yıl olduğu uzman ziraatçı bilirkişi tarafından, 1946 yılında beri davacı ve miras bırakanı tarafından ev ve bahçe olarak tasarruf edildiği yerel bilirkişi ve tanıklar tarafından açıklandığına göre, mahkemenin bu taşınmaz yönünden ev yapmanın imar ihya sayılamaz yönündeki ret gerekçesi de yerinde değildir. Ancak, kadastro tespiti esnasında davaya konu 862 ve 922 parsellerle aynı sebeple Hazine adına tespit görmüş olduğundan yukarıda 862 ve 922 parseller için açıklanan araştırma ve incelemenin bu parsel için de yapılması, ondan sonra karar verilmesi gereklidir. Davacı vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde bulunmaktadır.
Sonuç: Mahkemece yukarıda açıklanan hususlar araştırılmadan, eksik inceleme ile hüküm tesis edilmiş olması doğru değildir. Davacı vekili ile davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu bakımlardan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün redde karar verilen 777 parsel ile kabule karar verilen 922 parsel ve 862 parselin krokiye göre B harfi ile gösterilen 6000 m2'lik kısmına ilişkin bölümlerinin açıklanan nedenlerle BOZULMASINA ve aşağıda dökümü yazılı davacıya ait 7.880.000.- lira peşin harcın onama harcına mahsubuna 28.04.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy