(6831 S. K. m. 2)
Dava: A. ile Hazine ve Ç. Belediye Başkanlığı aralarındaki tescil davasının kabulüne dair A. 1. Asliye Hukuk Hâkimliğinden verilen 25.12.2001 gün ve 312-1053 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, dava dilekçesinde mevkii ve sınırları yazılı taşınmazın vekil edeni adına tapuya tescil edilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı Belediye Temsilcisi, yargılama oturumlarına katılmamıştır.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına ve 1960 yılında tespit dışı bırakılan tescil konusu taşınmazın Niyazi tarafından davacıya satılıp devredildiği, davacının üzerinde narenciye bahçesi yetiştirmek suretiyle dava tarihine kadar 20 yıldan fazla süre ile tasarrufta bulunduğu yerel bilirkişi ve tanıklar tarafından ifade edildiğine göre aşağıda belirtilen husus dışında davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde bulunmamaktadır.
Kadastroca düzenlenen paftaya göre, tescil konusu taşınmaz devlet ormanı niteliği ile tespit dışı bırakılan bir yerdir. Ormancı bilirkişi tarafından düzenlenen 9.4.2001 günlü raporda, taşınmazın 1986 yılında yapılıp1988 yılında kesinleşen orman sınırlandırma hattının dışında orman sayılmayan yerlerden sayıldığı bildirilmiş ise de, taşınmazın ormanla olan ilgisinin belirlenmesi bakımından yapılan inceleme yeterli değildir. Kadastro paftasında görülmemekle beraber teknik bilirkişi tarafından düzenlenen 20.4.2001 günlü krokide tescil konusu taşınmazın kuzeyinde bulunan 712 parsel numaralı taşınmaz 6831 sayılı Orman Kanununun 2/B maddesi uyarınca, nitelik kaybı sebebiyle orman dışına çıkarılan ve Hazine adına tespit edilen bir yerdir. Bundan ayrı, dava konusu taşınmazın doğusunda bulunan davacıya ait 500 parsel ve bunun esası olan 420 parsele ait belgeler getirtilip nazara alınmamıştır. Dosyadaki bilgilere göre hangi parselle ilgili olduğu belirlenmemekle beraber, bu yerdeki taşınmazlar hakkında A. Kadastro Mahkemesinin l987/175 esasına kayıtlı dava dosyasının ve bu dosya içerisinde de l958/l77 esas numaralı A. Gezici Arazi Kadastro Mahkemesinin dava dosyalarının bulunduğu anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlığın çözümünde göz önünde tutulmak üzere dosyalar istenilmiş dava dosyalarının başka derdest dosya içine gönderildiği açıklanarak, karar ve bir kısım yargılama tutanaklarının fotokopi örnekleri gönderilmiş ise de, bunlarla bir sonuca ulaşılmamıştır. Tüm bu belgelere göre, 500 parselin esası olan 420 parselin tapu kaydına dayanılarak tespit edildiği anlaşılmaktadır. Tüm bu yönler göz önünde tutularak, sınırında yer alan parsellere ait kadastro tutanakları ve dayanak belgeler, ayrıca yukarıda esas numaraları yazılı kadastro mahkemesi dava dosyalarının getirtilip dosya arasına konulması, ondan sonra yerel, teknik ve ormancı bilirkişiler aracılığıyla keşif yapılmak suretiyle taşınmazın öncesi itibariyle niteliği, kazanılmaya elverişli yerlerden olup olmadığının araştırılması, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir.
Sonuç: Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu bakımlardan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 15.05.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy