(4721 S. K. m. 713) (743 S. K. m. 639)
Dava: Ahmet Karataş ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Yüksekova Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 19.09.2002 tarih ve 218/185 s. hükmün Yargıtay'ca tetkiki davalı Hazine Temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, 189 ada 14 parselin Hazine üzerindeki tapu kaydının iptali ile adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine Temsilcisi, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine Temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu parsele ilişkin kadastro tutanağında, 1967 yılından itibaren yerleşim yeri haline getirilen bu yerin öncesi itibariyle dere yatağı olduğu, Toprak Tevzi Komisyonunca paftasında dere yatağı olarak belirtildiği, zilyedlik ve kazandırıcı zaman aşımı yolu ile kazanılmayacak Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunun muhtar ve bilirkişiler tarafından bildirilmesi üzerine 11.08.1998 gününde arsa niteliği ile Hazine adına tesbit edilmiş, tutanağın beyanlar hanesinde iş bu parsel üzerindeki tek katlı kargir ev Ahmet Karataş'a aittir denilmek suretiyle tespit edildiği açıklanmıştır.
Davacı, taşınmazın öncesi itibariyle Alaaddin Kesici isimli kişiye ilişkin olduğunu, onun satış ve devri ile kendisine geçtiğini ileri sürerek eklemeli 20 yıldan fazla kazanmayı sağlayan zilyedlik sebebiyle tescil isteğinde bulunmuştur. Yerel bilirkişi ve tanıklar, davacı ve satıcısının zilyedliğinden haber vermişler; ziraatçı uzman bilirkişi taşınmaz üzerinde yer alan mesken bulunduğunu, öncesi itibariyle kültür arazisi niteliğinde; jeolog uzman bilirkişi Yıldırım Onay tarafından düzenlenen 17.05.2002 tarihli raporda da dava konusu yerin Büyük Çayın aktif yatağından 200 m uzaklıkta, 3-3.5 m. de yüksek kotta bulunduğu, bu sebeple derenin yatağı dışında kalan üzerindeki yapılaşmalar ve ziraai faaliyet sebebiyle de uzun süreden beri kullanılan bir yer olduğunu bildirmişlerdir. Dava konusu yer 4753 s. Yasanın hükümleri uyarınca kurulan Toprak Tevzi Komisyonunca dere yatağı olarak belirtme dışı bırakılmış ise de, dava sebebiyle dinlenen uzman bilirkişiler raporlarındaki açıklamalar karşısında taşınmazın derenin aktif yatağı ve etkisi dışında kalan bir yer olduğu belirlenmiş bulunduğuna, sınırında yer alan 13 parselde başka kimseler adına tapuya tescil edildiğine göre davanın kabulüne karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir. Davacının kimliğine ilişkin bilgiler dosya içeriğinden anlaşılmadığı gibi karar başlığında da gösterilmemiş ise de, bu hususun infaz sırasında Tapu Sicil Müdürlüğünce yerine getirilmesi mümkün bulunduğuna göre bozma nedeni yapılmamıştır.
Sonuç: Davalı Hazine Temsilcisinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve 2588 s. kanunla eklenen 492 s. Harçlar Yasasının 13/j maddesi uyarınca Hazineden harç alınmasına mahal olmadığına 08.05.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy