(3402 S. K. m. 29) (1086 S. K. m. 193)
Hüseyin A. ve müdahil davacılar Leyla A. ve müşterekleri, Baki T. mirasçıları Şükriye T. ve müşterekleri ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan yargılaması sonucunda; müdahil davacılardan Baki T. mirasçılarının davalarının kabulüne, diğer müdahiller Leyla A. ve müşterekleri hakkındaki dava yönünden karar verilmesine yer olmadığına dair Gazipaşa Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 28.12.1999 gün ve 229/416 sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine vekili ile müdahil davacılardan Leyla A. ve müşterekleri vekili taraflarından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı Hüseyin A. vekili, uyuşmazlık konusu 6 ada 116 parsele ait Hazine tapusunun iptali ile vekil edeni adına tescilini istemiş, davaya katılan Baki T. mirascılarıda tapu kaydının 1/2 oranında iptali ile kendileri adına tapuya tescilini talep etmiştir.
Davalı Hazine vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, müdahil Baki T. mirascıları yönünden davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine vekili ile müdahil davacılar Leyla A. ve arkadaşları vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
Davacı Hüseyin A. tarafından uyuşmazlık konusu 6 ada 116 parsel ile ilgili olarak Gazipaşa Kadastro Mahkemesine açılmış olan tespite itiraz davasına, Baki T. müdahil olarak katılmış ve Hazine adına yapılan kadastro tespitinin l/2 oranında iptali ile adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir. Davacı Hüseyin A., tespitten sonra düzenlenen 05.08.1992 tarihli bağışlama senedine dayanarak dava açtığından ve tespit gününden sonra doğan haklarla ilgili uyuşmazlıkların çözümü Kadastro Mahkemesinin görevi dışında olup, katılanın davası da, katıldığı kişinin davası ile sınırlı bulunduğundan, Kadastro Mahkemesince davacı ile katılanın davasının görevsizlik nedeniyle reddine karar verilmiş ve bu karar temyiz edilmeksizin 5.01.1995 tarihinde kesinleşmiştir.
Davacı Hüseyin A. HUMK.nun 193. maddesinde öngörülen on günlük sürenin geçmesinden sonra 20.01.1995 tarihinde görevli Asliye Hukuk Mahkemesine başvurarak çağrı giderlerini yatırmış ve aynı tarihte tensibi yapıldıktan sonra uyuşmazlığın esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Kadastro Mahkemesince görevsizlik kararı verilmesi halinde yapılacak işlemler bakımından 3402 sayılı Kadastro Kanunun da herhangi bir hüküm bulunmamaktadır. Bu durumda aynı Kanunun 29/3. maddesindeki yollama nedeniyle HUMK.nun konuya ilişkin hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. HUMK.nun 193/3. maddesi hükmüne göre, görevsizlik kararı verilmesi üzerine, davacı tarafından kararın kesinleşmesi tarihinden itibaren on gün içinde yeniden yazılı başvuruda bulunulması veya çağrı giderlerinin yatırılarak işlem yapılmasının istenmesi zorunludur. Somut olayda görevsizlik kararının kesinleştiği 05.01.1995 tarihinden itibaren on günlük süre geçtikten sonra başvuruda bulunulmuştur. Süresinden sonra yapılan başvuru geçersizdir. On günlük süre hak düşürücü süre olup istek olmasa ve ileri sürülmese bile mahkemece yargılamanın her safhasında kendiliğinden nazara alınır. HUMK.nun 193/son maddesi hükmü gözönünde tutularak davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken bu yön gözden kaçırılarak uyuşmazlığın esası hakkında hüküm kurulmuş olması usul ve kanuna aykırıdır. Davaya yargılama sırasında 03.02.1997 tarihli dilekçe ile müdahil olarak katılan Leyla A. ve arkadaşlarının davası da, katıldığı kişi veya kişilerin davası ile sınırlı olup asıl davanın tabi olduğu usul ve esaslar çerçevesinde sonuçlandırılması gerekeceğinden, bir kısım müdahiller vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde bulunmamaktadır.
Müdahil davacı Leyla A. ve arkadaşları vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE, Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi hükmü uyarınca BOZULMASINA ve 4.960.000 lira peşin harcın istek halinde temyiz eden müdahil davacılar Leyla A. ve müştereklerine iadesine 15.03.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy