(743 S. K. m. 639)
Dava: Atilla ile Hazine ve A Köyü Muhtarlığı aralarındaki tescil davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair A 17. Asliye Hukuk Hâkimliğinden verilen 06.03.2003 gün ve 419/130 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, kadastro çalışmaları sırasında tespit dışı bırakılan dava konusu yerin adına tapuya tescil edilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, davalılardan Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dairemizin 04.02.2002 tarih 2002/380 esas, 886 karar sayılı bozma ilâmında, dava dışı 468 ve 469 parsellere ait kadastro tutanakları ile tapu kayıtlarının getirtilmesi gereğine işaret edilmiş ve kayıt ve belgeler getirtilmiştir.
Mahallinde yapılan keşifte hazır bulunan bilirkişilerin hazırladıkları 21.01.2003 tarihli raporda; dava konusu taşınmazın davacıya ait 468 numaralı parseli kuzey, güney, doğu ve batı istikametinde çevreleyip, toplam 5410 m2 yüzölçümünde olduğu açıklanmıştır. Bilirkişilerin hazırladığı krokide de dava konusu edilen yerin 468 parseli de kapsadığı anlaşılmaktadır.
Dosya arasında bulunan 468 parsele ait tapu kaydından davacı Memiş oğlu Atila'nın taşınmazın l/4 nispetinde maliki bulunduğu, 3/4 payın davada yer almayan Abdulvahit, Hayati ve Kemal isimli kişilerin adına kayıtlı olduğu görülmektedir.
Mahkemece 5410 m2'lik taşınmazın davacı adına tesciline karar verilirken 468 parseli de kapsayacak şekilde hüküm kurulmuştur. Oysa yukarıda da izah edildiği gibi 5410 m2 yüzölçümlü taşınmazın içinde 468 parselinde bulunduğu uygulama ve bilirkişi raporları ile sabit olmuştur. 468 parselin tapu kaydı iptal edilmeden bu parseli de içine alacak bir biçimde tescile karar verilmesi mükerrer tapu kaydı oluşmasına yol açacağından yasaya aykırıdır. Ayrıca 468 parselin diğer hissedarlarının haberdar olmadıkları bir dava ile tapu kayıtlarının bir başka taşınmaz kapsamına alınması da doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda açıklandığı gibi mahkemece verilen hüküm usul ve yasaya aykırı olup, davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA 21.05.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy