(3402 S. K. m. 4, 14, 21)
Dava: Üzeyir ile Hazine ve D. belediye Başkanlığı aralarındaki tescil davasının kabulüne dair Ş. Asliye Hukuk Hâkimliğinden verilen 16.01.2003 gün ve 120-10 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi Hazine Temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı dava dilekçesinde mevkii ve sınırları yazılı taşınmazların kazanmayı sağlayan zilyetlik nedeniyle adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine Temsilcisi, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine Temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Bozma ilamına uyulmasına rağmen bozmanın gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Yargıtay bozma ilamına uyulmakla ilgilileri yönünden usulü kazanılmış hak doğar ve mahkeme bozmada gösterilen esaslar çerçevesinde araştırma ve inceleme yaparak hüküm kurma yükümlülüğü altına girer. Bozmada, diğer sebepler yanında davacının babası H. (Hurşit) ile diğer mirasçıları bakımından 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesinde öngörülen şekilde miktar araştırması yapılması gereğine işaret edilmiştir. Mahkemece yazılan tezkerelerin örnekleri dosya arasında bulunmamakla beraber, Tapu Sicil Müdürlüğü ve Mahkemeler Yazı İşleri Müdürlüğünce verilen cevaplarda H. adına kayda ve açılmış bulunan davaya rastlanılmadığı bildirilmiştir.
3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmüne göre zilyetliğin bu kanunda yazılı vergi kaydı gibi bir belge ile ispatı yoluna gidilemeyen hallerde davacının aynı çalışma alanı içerisinde kazanabileceği miktar sulu toprakta 40, kuru toprakta l00 dönümü geçemez. Yerel bilirkişi ve tanıklar ile keşifte bilgisine başvurulan davacının babası H. dava konusu taşınmazları dava tarihinden takriben l0 sene kadar önce davacıya verdiğini bildirmiştir.
Taşınmazların bağışlandığı tarihten dava tarihine kadar kazanmayı sağlayan bağımsız 20 yıllık süre geçmemiş bulunduğuna ve birlikte temyiz incelemesi için gönderilen Ş Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/109, 2002/112, 2002/113, 2002/114, 2002/115, 2002/116, 2002/117, 2002/118 ve 2002/119 esas sayılı dava dosyalarında dava konusu edilen toplam 240191 m2 yerin H. tarafından çocuklarına bağışlandığı bildirilmiş bulunduğuna göre, H. ve çocuklarının aynı çalışma alanı içerisinde belgesizden kazanabilecekleri miktar sulu toprakta 40, kuru toprakta 100 dönümü geçemez. Diğer yönden taşınmazın bulunduğu D kasabasında Belediye teşkilatının oluşturulduğu anlaşılmaktadır. 3402 sayılı Kadastro Kanununun 4. maddesine göre kadastro bölgesindeki her köy ile Belediye sınırları içinde bulunan mahallelerin her biri kadastro çalışma alanını ifade eder. H. nun davacı ile diğer dava dosyalarının davacıları olan çocuklarına bağışlayarak teslim ettiği taşınmazların aynı çalışma alanı içerisinde olup olmadığı da anlaşılmamaktadır.
3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesinin uygulanması bakımından kazanmayı sağlayan bağımsız 20 yıllık zilyetliğin dolmaması halinde bağışta bulunan H. ile tüm çocukları iktisap bakımından tek kişi sayılırlar. Bu açıklamalar göz önünde tutularak davacıya bağışta bulunan babası H. ile nüfus kayıt örneğinde isimleri geçen ve lehine bağışta bulunulan çocukları adına 26.07.l972 tarihinden itibaren aynı çalışma alanı içerisinde belgesizden tespit ve tescil edilmiş taşınmazlar bulunup bulunmadığının, Tapu Sicil ve Kadastro Müdürlüğünden aynı sebebe dayanılarak dava açılıp açılmadığının Ş. Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüğünden sorulması, alınacak cevaplar göz önünde tutularak davacı ile esas numaraları yukarıda yazılı dava dosyalarının davacılarının kazanabileceği miktarların belirlenmesi, dava konusu taşınmazların miktarı l00 dönümü geçmiş olduğundan Kadastro Kanununun 21. maddesi hükmü göz önünde tutularak davacılara tercih hakkının kullandırılması, buna göre tespit edilecek miktarların krokisinin teknik bilirkişi tarafından düzenlenmesi, ondan sonra uyuşmazlık hakkında hüküm kurulması gerekmektedir.
Sonuç: Davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları bu bakımlardan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 12.05.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy