(4721 S. K. m. 713) (3402 S. K. m. 14, 17) (1086 S. K. m. 275)
Dava: Hüseyin ile Hazine ve S. Köyü Muhtarlığı aralarındaki tescil davasının kısmen kabulüne dair Ç. Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 22.11.2002 gün ve 152/409 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, dava konusu taşınmazın adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmesi üzerine; hükmün, kabule ilişkin bölümleri davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kazandırıcı zaman aşımı zilyedliği, imar ve ihya hukuksal sebeplerine dayalı TMK.nun 713/1, 3402 sayılı Kanunun 14 ve 17 . maddeleri gereğince açılan tescil davasıdır.
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına, hüküm fıkrasının 2. bendinde yer alan 1/A ile gösterilen taşınmaz yönünden kazanma, imar ve ihya koşullarının davacı yararına gerçekleştiği teknik ve uzman bilirkişinin rapor ve krokileri ile belirlendiğine göre, Hazinenin bu kısma yönelik temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddi ile buna ilişkin hüküm bölümünün ONANMASINA,
Hüküm fıkrasının 3. bendinde yer alan krokide 2 numara ile gösterilen taşınmaz bölümüne yönelik Hazinenin temyiz itirazlarına gelince;
Dava konusu taşınmazlar, 1973 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında tespit dışı bırakılan yerlerdir. Mahkemece, sorulmuş olmasına karşın taşınmazların hangi sebeple tespit dışı bırakıldığı belirtilmemiştir. Taşınmazların kazanılmaya elverişli yerlerden olup olmadığının belirlenmesi bakımından bu hususun yeniden Kadastro Müdürlüğünden sorulması, gerekirse pafta getirtilmek suretiyle bilirkişi aracılığıyla inceleme yapılarak tespit dışı bırakılma tarihindeki niteliğinin belirlenmesi, komşu 263, 265, 267, 269 ve 256 parsellere ait kadastro tutanakları ve dayanak belgelerin getirtilip dosya arasına konulması, ondan sonra yerel, teknik ve ziraatçı bilirkişi aracılığıyla keşif yapılmak suretiyle taşınmazın tespit dışı bırakılma tarihindeki niteliği belirlendikten sonra ihyaya muhtaç yerlerden bulunup bulunmadığı, ihya olgusunu gerektiriyor ise bunun nasıl yapıldığı, hangi tarihte tamamlandığı, o tarihten dava tarihine kadar kazanma süresi ve koşullarının geçip geçmediğinin yerel bilirkişi ve tanıklardan sorulması, taşınmazların çevre kıyaslaması yapılmak suretiyle niteliği hakkında uzman bilirkişiden görüş alınması, ondan sonra uyuşmazlık hakkında hüküm kurulması gerekmektedir.
Sonuç: Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hüküm fıkrasının 3. bendinde yer alan iki nolu taşınmaza ilişkin hüküm bölümünün BOZULMASINA ve 2588 sayılı Kanunla eklenen 492 sayılı Harçlar Kanununun l3/j maddesi uyarınca Hazineden harç alınmasına mahal olmadığına, 23.05.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy