(1086 S. K. m. 74) (743 S. K. m. 639) (3402 S. K. m. 14, 17)
Dava: Zeynep ile Hazine ve S. Köyü Muhtarlığı aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kısmen kabulüne, kısmen reddine dair K Asliye Hukuk Hâkimliğinden verilen 23.10.2002 gün ve 37-98 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi Hazine Temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı Zeynep, 415 parselin tapu kaydının kısmen iptali ile adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine Temsilcisi, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine Temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 415 parselin tapu kaydının kısmen iptal ve tescili isteğine ilişkindir. Kayıt maliki Hazinenin davalı olarak gösterilmesi yeterli olup, ayrıca S Köyü Tüzel Kişiliğine davanın yöneltilmiş olması doğru değildir. Köy hakkındaki davanın husumet yokluğu sebebiyle reddine karar verilmesi gerekirken bu konuda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olması yerinde görülmemiştir.
İşin esasına gelince; Dava konusu taşınmaz bölümünü kapsayan 415 parsel, 4.9.1997 tarihinde idari yoldan Hazine adına tapuya tescil edilmiştir. Davacı kazanmayı sağlayan zilyetliğe dayanarak iptal ve tescil isteğinde bulunmuştur. Davalı Hazine temsilcisi taşınmazın 1981 yılında tespit dışı bırakıldığını savunmuştur. Davacı dava konusu taşınmazın tapuya tescil edildiği tarihten önceki kazanmayı sağlayan zilyetliğe dayanarak, iptal ve tescil istemiş bulunduğuna göre, tescil tarihine kadar kazanma süresi ve koşullarının 20 yıla ulaşmış olması gerekir. Taşınmazın hangi tarihte ve nedenle tespit dışı bırakıldığı araştırılmamıştır. Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamalarına göre tespit dışı bırakılan bir yerin, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14 ve 17. MK. nun 639/1. maddesi hükmü uyarınca, iptal veya tesciline karar verilebilmesi için kazanma koşullarının oluşmuş olması gerekir. Bu husus göz önünde tutularak taşınmazın tespit dışı bırakılma tarihi ve niteliğinin sorulması, niteliğine göre kazanmaya engel bir halin olup olmadığının, kazanma koşullarının oluşup oluşmadığının göz önünde tutulması, ondan sonra uyuşmazlık hakkında hüküm kurulması gerekmektedir. Bundan ayrı, davada vergi kaydı gibi bir belgeye dayanılmadığına göre, aynı çalışma alanı içerisinde, davacı adına belgesizden tespit ve tescil edilmiş taşınmazlar bulunup bulunmadığının Tapu Sicil ve Kadastro Müdürlüklerinden, Devletçe sulanan yerlerden olup olmadığının Köy Hizmetleri İl Müdürlüğü ve DSİ'den sorulması, ondan sonra uyuşmazlık hakkında hüküm kurulması gerekmektedir.
Sonuç: Davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi hükmü uyarınca BOZULMASINA, 12.05.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy