(3402 S. K. m. 14) (3083 S. K. m. 1)
Dava: T. A.Ş. ile Hazine, L. Belediye Başkanlığı, Ş. Mehmet ve Karayolları Genel Müdürlüğü aralarındaki zilyetliğin tespiti ve tescil davasının kabulüne dair L. Asliye Hukuk Hâkimliğinden verilen 25.12.2002 gün ve 83/190 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalılar Hazine Temsilcisi ve Karayolları Genel Müdürlüğü vekili taraflarından süresinde istenilmiş olmakla dosya inceledi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı T. Anonim Şirketi vekili, dava dilekçesinde yeri ve sınırları gösterilen taşınmazın vekil eden şirket adına tapuya tescil edilmesini istemiştir.
Davalı Hazine Temsilcisi ile Karayolları İdaresi vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
Mahkemece 47996,32 m2 miktarındaki taşınmazın davacı şirket adına tapuya tesciline karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine Temsilcisi ile Karayolları İdaresi vekili taraflarından temyiz edilmiştir.
Taşınmaz başında yapılan keşifte görev alan uzman bilirkişi 20.10.2002 günlü raporunda; Karayolları 9. Bölge Müdürlüğüne ait yol kamulaştırma haritasının zemine uyguladığını ve dava konusu taşınmazın kamulaştırma sahası dışında kaldığını bildirdiğine göre, davalılardan Karayolları İdaresi vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde olmadığından reddine,
Davalılardan Hazine Temsilcisinin temyiz itirazlarına gelince: L. Tapu Sicil Müdürlüğünün dosya arasında bulunan 11.09.2002 günlü cevabi yazısında, L. Belediye sınırları içerisinde kalan mahallelerin bir kısmında kadastro çalışmalarının tamamlandığı, bir kısmının da kadastro faaliyetlerinin başlamadığı bildirilmiştir. Uyuşmazlık konusu taşınmazın bulunduğu çalışma alanında kadastro faaliyetlerinin yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise taşınmazın paftasındaki niteliği, kadastro harici bırakılıp bırakılmadığı, bırakılmış ise hangi tarihte ve ne sebeple bırakıldığı Kadastro Müdürlüğünden sorulup belirlenmesi, satıcının babası Fahrettin bakımından 3402 sayılı Yasanın 14.maddesinde öngörülen şekilde miktar sınırlaması yönünden de gereken inceleme ve araştırmanın yapılması, 3083 sayılı Yasa uyarınca taşınmazın Devletçe sulanan yerlerden olup olmadığının DSİ ve Köy Hizmetleri İl Müdürlüklerinden sorulup belirlenmesi gerekir. Dosya arasındaki bilgi ve belgelere göre; davacı şirketin 1999 yılında Unvan değişikliği yaptığı anlaşılmaktadır. Unvan değişikliğinden önce davacı şirketin adı T S AŞ. olarak görülmektedir. Şirketin Unvan değiştirmeden önceki ismi de dikkate alınarak davacı T.A.Ş bakımından 3402 sayılı Yasanın 14.maddesinde belirtilen şekilde miktar araştırması yapılması gerekir. Bundan ayrı, taşınmaz başında yapılan keşifte görev alan teknik bilirkişi tarafından tanzim edilen krokiye göre; uyuşmazlık konusu taşınmazın kuzey ve doğu yönlerinde 145, 147 ve 152 Hazine parsellerinin yer aldığı görülmektedir. Taşınmaza komşu dava dışı bu parsellere ait kadastro tutanakları ile varsa dayanağı olan belgelerin getirtilip taşınmaz başında yapılacak keşifte yerine uygulanarak gelen kayıtların uyuşmazlık konusu taşınmaz yönünü ne olarak gösterdiklerinin belirlenmesine çalışılması, ondan sonra iddia ve savunma çerçevesinde tüm deliller birlikte değerlendirilerek uyuşmazlığın çözüme kavuşturulması gerekir.
Sonuç: Davalılardan Hazine Temsilcisinin temyiz itirazları bu bakımlardan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 67.500.000 lira peşin harcın istek halinde Karayolları Genel Müdürlüğüne iadesine 24.06.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy