(4721 S. K. m. 713) (1086 S. K. m. 409)
Dava: Hazine ve birleştirilen davanın davacıları Ferit ve müşterekleri ile Hazine, Orman Genel Müdürlüğü, Karayolları Genel Müdürlüğü ve K. Köyü Muhtarlığı aralarındaki tescil davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair U. Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 27.06.2002 gün ve 97-96 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine vekili ile Karayolları Genel Müdürlüğü vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı Hazine vekili, dava konusu taşınmazın Hazine adına tapuya tesciline,
Karşı davanın davacıları Ferit ve arkadaşları dava konusu taşınmazın kendi adlarına tapuya tesciline karar verilmesini istemişlerdir.
Mahkemece, davacı Hazinenin davasının reddine, dava konusu taşınmazın 2153.51 m2'sinin karşı davacı Halil, 1708.35 m2'nin davacı Osman, geriye kalan 3 kıt'a taşınmazın davacılar Ferit ve arkadaşları adına tapuya tesciline karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı-davalı Hazine vekili ile davalı Karayolları Genel Müdürlüğü vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmazın, 1954 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında 1009 parsel numarası ile karşı davanın davacıları ve miras bırakanları Mustafa adına tespit edilmesi üzerine, Orman İdaresinin U. Kadastro Mahkemesine açmış olduğu tesbite itiraz davası sonunda 2.3.1957 gün, 100/112 esas ve karar sayılı hükümle tesbitin iptaline, dava konusu yerin devlet ormanı olarak tespit dışı bırakılmasına karar verilmiştir. Orman İdaresinin karşılık yazısındaki bilgiler ve ormancı bilirkişi raporundaki açıklamalara göre, tescil konusu taşınmaz 1969 yılında yapılan orman sınırlandırma çalışmaları sonunda, orman sayılmayan yerlerden olduğu açıklanarak, orman sınırlama hattının dışında bırakılmış ve bu işlem 8.7.1969 tarihinde kesinleşmiştir. Taşınmazın orman sınırlandırma hattının dışında bırakılması üzerine, bir kısım karşı davanın davacılarının miras bırakanı Mustafa'nın açmış olduğu tescil davasına ilişkin 1981/33 esas nolu dava dosyası takip edilmeme nedeniyle HUMK.nun 409. maddesi hükmü uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Ayrıca Mustafa mirasçılarının aynı yer hakkında 6.5.1988 tarihinde açmış olduğu tescil davasının 15.2.1996 gün, 55/14 esas ve karar sayılı hükümle süre eksikliği nedeniyle reddine karar verilmiş ve bu karar Yargıtay 20. Hukuk Dairesince onanarak 27.2.1997 tarihinde kesinleşmiştir.
Tüm bu aşamalardan sonra davacı Hazine vekili dava konusu taşınmazın Hazine adına tapuya tesciline, karşı davanın açılması üzerine vermiş olduğu ıslah dilekçesi ile karşı davanın davacılarının elatmalarının önlenilmesine ve inşaatlarının yıkımına, karşı davacılar da taşınmazların kendi adlarına tesciline karar verilmesini istemişlerdir. Dava konusu taşınmaz U. Kadastro Mahkemesinin 02.03.1957 gün ve 100/112 esas ve karar sayılı hükmü ile tespit dışı bırakılmıştır. Bu hüküm karşısında dava konusu taşınmaz yetkili orman kadastro komisyonlarınca yapılan orman sınırlandırma çalışmalarının kesinleştiği tarihe kadar hükmen orman sayılan bir yerdir.1969 tarihinde bu yer, orman sınırlama hattının dışında bırakılmıştır. Sınırlandırmaya ait işlemlerin kesinleştiği tarihten tescil davasının açıldığı 6.5.1988 tarihine kadar kazanma süresi ve koşullarının geçmemiş olması nedeniyle dava reddedilmiştir. Bu hükmün kesinleşmesi tarihinden sonra da kazanma süresi geçmemiş bulunduğuna göre Hazinenin davasının kabulüne, karşı davanın davacılarının davasının reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması kanuna aykırıdır.
Sonuç: Davalı Hazine ve Karayolları Genel Müdürlüğü vekillerinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi hükmü uyarınca BOZULMASINA ve 4.960.000 lira peşin harcın istek halinde temyiz eden Karayolları Genel Müdürlüğü'ne iadesine, 16.06.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy