(4721 S. K. m. 737)
Dava: Z. ile B. ve M. aralarındaki elatmanın önlenmesi davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair A. 1. Sulh Hukuk Hâkimliğinden verilen 02.05.2002 gün ve 1358/714 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı Z. ile davalı B. vekili taraflarından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, davalılardan M. 'in evin sahibi, B.'in ise kiracı olduğunu, kiracının bahçesinde beslediği çok sayıda köpeklerin havlamaları yüzünden sağlığının ciddi şekilde bozulduğunu açıklayarak bu konuda uyarı yapılmasını, müdahalelerinin önlenmesini, maddi ve manevi tazminat haklarının saklı tutulmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı M. ev sahibi olduğunu Ankara'da oturduğunu, davalı B. ve vekili ise; köpeklerin koruma altında bulunduğunu, kimseye zarar vermediğini, davacının da köpek beslediğini açıklayarak davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davalı ev sahibi M. hakkındaki davanın reddine, davalı B.'in ise 4 adet köpekten fazla köpek bulundurmasının yasaklanmasına, davacının maddi ve manevi tazminat haklarının saklı tutulmasına karar verilmesi üzerine; hükmün, redde ilişkin bölümü davacı, kabule ilişkin bölümü ise hem davacı hem de davalı B. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, komşuluk hukukundan kaynaklanan ve TMK. nun 737. maddesi çerçevesinde çözümlenmesi gereken müdahalenin önlenmesine ilişkindir. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına, ev sahibi M. tarafından köpeklerin beslenmediği ve kendisine ait olmadığı saptandığına göre davacının hükmün redde ilişkin bölümüne yönelik temyiz itirazları yerinde bulunmadığından reddi ile hüküm fıkrasının bu bölümünün onanmasına,
Kabule ilişkin hüküm bölümüne yönelik davacı ve davalı B. vekilinin temyiz itirazlarına gelince:
Davacının temyizi yönünde yapılan inceleme;
Mahkemece, bu konuda yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Konuya ilişkin TMK. nun 737. maddesi; taşınmaz maliki ya da kullananı, komşusuna zarar verecek her türlü davranışlardan kaçınmakla yükümlü tutulmuş ve komşular arasındaki bir takım çıkarları dengede tutabilmek için, her komşunun bazı davranışlardan kaçınma ve bazılarına katlanma ödevleri ile yükümlü tutulmuşlardır. Aynı maddenin 2. fıkrası ile de, özellikle taşınmazın durumuna, niteliğine ve yerel örf ve adete göre, komşular arasında hoş görülebilecek dereceyi aşan,....gürültü veya sarsıntı yaparak rahatsızlık vermek yasaklanmıştır. Bu somut ve hukuki ilkeler karşısında karara dayanak yapılan uzman bilirkişi raporu olayı çözmekte yetersiz kalmaktadır. Mahkemenin buna dayalı gerekçesine de katılmak mümkün değildir. Davacı ruh sağlığının ciddi bir şekilde bozulduğunu ileri sürdüğüne göre, davalı B.in barındırdığı köpeklerin çıkardıkları sesler ve yarattıkları huzursuzluğun davacıyı olumsuz yönde etkileyip etkilemediği, ya da ne şekilde etkilediği, tarafların komşu oldukları da gözetilerek oturdukları evlerin konumları, nitelikleri yöresel örf ve adet ile komşuların birbirlerine göstermekle yükümlü oldukları olağan katlanma ve hoşgörü sınırını aşan taşkınlıkların bulunup bulunmadığı biri ruh sağlığı uzmanı ve biri de daha önce dinlenen Veteriner Hekim dışında başka bir Veteriner Hekim diğeri de halktan veya meslek gruplarından birinden seçilecek bir kişi olmak üzere en az 3 kişiden oluşan bir bilirkişi kurulu aracılığı ile yeniden keşif yapılmak suretiyle açıklığa kavuşturulması, köpeklerin konumu değiştirilmeden bu rahatsızlığın ve gürültünün giderilmesinin mümkün olup olmadığı üzerinde durulması karşılıklı özveriler dengesinin gözetilmesi, iddia edildiği şekilde davacının da köpek besleyip beslemediğinin araştırılması ve ondan sonra toplanacak deliller çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması TMK. nun 737. maddesinin amacına aykırıdır.
Davalı B. vekili ise, mahkemenin 4 adet köpekten fazla köpek bulundurmasının yasaklanmasına ilişkin kabul hükmünün kanun ve hakkaniyete uygun olmadığını belirterek temyiz isteğinde bulunmuştur.
Sonuç: Ancak yukarıdaki açıklamalar gözetildiğinde davalı B. vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine, davacının hükmün kabulüne yönelik temyiz itirazları ise yerinde bulunduğundan kabulü ile yerel mahkeme hükmünün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, aşağıda dökümü yazılı 4.960.000.-lira peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 2.920.000.-liranın davacıdan alınmasına ve 4.960.000.-lira peşin harcın istek halinde davalı B.'e iadesine 23.06.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy