(4721 S. K. m. 713)
Dava: Ubeydullah ile Hazine ve Ü... Köyü Muhtarlığı aralarındaki zilyetliğin tespiti davasının kabulüne dair K
Asliye Hukuk Hâkimliğinden verilen 22.05.2002 gün ve 55/26 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine Temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, dava konusu taşınmazın 150-200 yıldan beri kendisi ile miras bırakanlarının zilyetliği altında bulunduğunu ileri sürerek zilyetliğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine Temsilcisi, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi üzerine hüküm davalı Hazine Temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamalar ve iddianın ileri sürülüş şekline göre dava zilyedliğin tespiti isteğine ilişkin bulunmaktadır. Davacı ile Hazine ve köy tüzel kişiliği arasındaki uyuşmazlık taşınmazın mülkiyeti ile ilgilidir. Bu durumda, mülkiyet davası açılması gerekir. Kural olarak eda davası açılması mümkün bulunan hallerde tespit davası dinlenemez. Somut olayda; davacının TMK. nun 713/1. maddesine dayanarak tescil davası açma imkanı bulunmaktadır. Yeri gelmişken hemen belirtelim ki; tescil davası, müsbet tespit davası ve eda davası olmak üzere iki bölümden oluşur. Eda davasında yer alan bu iki bölüm birbirine sıkı sıkıya bağlı olup, dava sonunda verilen eda hükmü dava konusu hakkın veya hukuki ilişkinin tespitini ve buna bağlı olarak eda emrini kapsar. Bundan ayrı, tespit davasının konusu hukuki ilişkilerdir. Maddi olaylar tek başına tespit davasına konu yapılamaz. Ancak, koşullarının tamamlanmaması nedeniyle hemen açılamayan bir eda davasında ileri sürülmek üzere maddi olayların ilgili hukuki ilişkilerle birlikte tespiti istenebilir. Davacı eda davası açmadan önce zilyedliğin tespiti davasının açılmasını gerektiren herhangi bir neden de ileri sürmemiştir. Bu nedenle de davacının tespit davasını açmakta hukuki yararı bulunmamaktadır. Mahkemece, açıklanan kural gözönünde tutularak tespit davasının reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kabulüne karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Davalı Hazine Temsilcisinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi hükmü uyarınca BOZULMASINA 14.05.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy