(3402 S. K. m. 14)
Dava: Cemil ile Hazine, H. ve A. Köyleri Muhtarlıkları aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair İ. 2. Asliye Hukuk Hâkimliğinden verilen 30.l0.2000 gün ve 266/1138 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, dava dilekçesinde mevkii ve hudutlarını yazdığı 2 parça taşınmazın müvekkili davacıya babası tarafından 10 yıl kadar önce bağışlandığını, önceki malikle birlikte davacının zilyetliğinin nizasız, fasılasız 30 yılı aşkın bir süredir devam ettiğini, taşınmazların kültür arazisi olarak müvekkilince imar ihya edildiğini açıklayarak tescilini talep etmiştir.
Davalı Hazine vekili, taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu, imar ihya ve zilyetlikle kazanılamayacağını, dere yatağı niteliğinin dikkate alınmasını açıklayıp davanın reddini savunmuştur.
Mahalli mahkeme, davacının 12.03.1996 tarihinde, 1995 tarihinden geçerli 1 yıllık süre için ecrimisil tahakkuk ettirilmesi üzerine belirlenen miktarı 08.04.1996 tarihinde ihtirazı kayıt ileri sürmeksizin ödediğini ve jeoloji mühendisinin ek raporunda açıkladığı gibi taşınmazın yakınında bulunan drenaj kanalının açılması tarihinden itibaren kullanılabilir nitelik kazandığını, DSİ Şube Müdürlüğünün kanalının l976 yılında açıldığını belirttiğini, bu durumda şahit beyanlarına değer verilemeyeceğini, 1976 yılından sonra yani l977 yılında başlayan davacının zilyetliğinin 1996 yılına kadar kazanmayı sağlayacak süreye ulaşmadığını açıklayıp davayı reddetmiştir.
Dava konusu taşınmazın 1926 yılında Fransızlar tarafından yapılan kadastro çalışmaları sırasında dere yatağı niteliğiyle tespit dışı bırakıldığı, parsel numarası verilmediği anlaşılmaktadır.
DSİ tarafından mahkemeye gönderilen iki adet cevabi yazı ile taşınmazların üzerinde çeşitli tarihlerde vatandaşların talebi üzerine iş makineleriyle dere yatağının temizliğinin yapıldığı bildirilmiştir. DSİ'nin cevabi yazılarında ıslah ve drenaj kanalından bahsedilmemektedir. Sadece dere yatağının temizliğinden söz edilmekte olup, bununda l976 yılındaki müracaat üzerine yapıldığı açıklanmaktadır. Kesin olarak ay ve gün belirtilerek tarih verilmediği gibi ıslah veya drenaj kanalı açılmasıyla ilgili bir açıklamada da bulunulmamaktadır.
Mahalli bilirkişi ve dinlenen davacı tanıkları dava konusu taşınmazların davacıya babası tarafından bağışlandığını önce babasının bilahare kendisinin portakal ve limon bahçesi olarak bu taşınmazı kullandıkları, eklemeli olarak zilyetliğinin 40 yılı bulduğunu ifade etmişlerdir.
İlk keşfi müteakip rapor veren zirai bilirkişi 03.09.l997 tarihli raporunda taşınmaz üzerinde 120 adet 6-8 yaşlarında narenciye ağacı bulunduğunu, diğer kasımlarında sebzecilik yapıldığını, taşınmazın en az 40 yıldır tarla olarak kullanıldığı kanaatinde bulunduğunu ifade etmiştir. 27.9.2000 tarihinde yapılan keşifte dinlenen ziraat yüksek mühendisi bilirkişi de vermiş olduğu raporda taşınmaz üzerinde 130 adet limon 4 adet zeytin, 12 adet incir, 1 adet dut, l adet ağaçlarının bulunduğunu bunların yaşlarının 10 ilâ 30 olduğunu, önceleri dere yatağı olan taşınmazın sel sularının yeni yatak oluşturması ile kuruduğunu, emek ve masraf sarfı ile ihya edilip 40 yılı aşkın bir süredir kültür arazisi olarak kullanıldığı kanaatinde olduğunu açıklamıştır.
Ziraat mühendisi bilirkişilerin her iki raporu taşınmaz üzerinde narenciye ağaçlarının bulunduğu ve taşınmazın uzun zamandır imar ihya edilip kullanıldığı noktasında kanaat uyandırmakta ve bir birlerini doğrulamaktadır.
Jeolog bilirkişi l6.7.l977 tarihli raporunda ...DSİ tarafından ıslah edilmiş çay yatağının teşekkül ettirilmesi ile birlikte çevrenin çay yatağı görünümünden kurutulduğunu ve mevcut araziler ıslah imar edilerek tarıma elverişli hale getirildiğini... açıklamakla birlikte ayrıca raporunun netice bölümünde dava konusu taşınmazların çay yatağı olmadığını komşu araziler gibi geçmiş yıllarda ıslah ve imar edilerek tarla konumuna getirildiğini tespit ettiğini belirtmiştir. Bu bilirkişi bilahare ikinci keşfi müteakip verdiği ek raporda; söz konusu arazinin tarım arazisi olarak DSİ tarafından yapılan drenaj kanalının açıldığı tarihten itibaren kullanıldığı kanaatinde olduğunu özellikle mahkemece kendisine cevaplaması için sorulması üzerine açıklamıştır.
Toplanan bu deliller karşısında taşınmazların l926'lı yıllarda dere yatağı niteliğinde bulunduğu, ancak bilahare gerek şahısların ve gerekse DSİ tarafından yapılan ıslah çalışmaları sonucu bu niteliklerini kaybettikleri ve üzerlerinde narenciye ve sebze tarımı yapıldığı anlaşılmaktadır.
Açıklığa kavuşturulması gereken ihtilaflı husus davacının ve önceki malikin zilyetliğinin hangi tarihte başladığı noktasında toplanmaktadır. Mahkemece bu hususta yeterli araştırma yapılmadan eksik inceleme ile davacının zilyetlik süresinin yeterli olmadığından bahisle dava reddedilmiştir. Yapılacak iş, DSİ tarafından mahkemeye hitaben yazılan iki adet cevabi müzekkere ile çeşitli tarihlerde vatandaşların talebi üzerine iş makineleriyle dere yatağının temizliğinin yapıldığı bildirildiğine göre DSİ tarafından ıslah çalışmaları yapılmışsa buna ait proje ve dayanaklarının getirtilip dosya arasına konulması, ıslah çalışmalarının böylece hangi tarihte ve ne şekilde yapıldığının kesin olarak belirlenmesi, taşınmazın ıslah çalışmaları yapılmadan önce derenin yatağından kurtulup kurtulmadığının belirlenmesi, şayet ıslah çalışmaları ile birlikte aktif dere yatağından kurtulma söz konusu ise kesin ıslah tarihinin dikkate alınması ve o tarihten ecrimisilin ödendiği tarihe kadar kazanma süresi ve koşullarının geçip geçmediğinin tartışılması, çevre taşınmazlarla birlikte değerlendirme yapılarak dava konusu taşınmazların aktif dere yatağı etkisinde bulunup bulunmadığı hususunun da tartışılması gerekirse bu konuda jeolog bilirkişiden rapor alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazları bu bakımlardan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 7.990.000 lira peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 03.06.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy