(4721 S. K. m. 713)
Kemal ile Hazine ve Taşkapı Köyü Muhtarlığı aralarındaki tescil davasının kabulüne dair E. Sulh Hukuk Hâkimliğinden verilen 15.10.2002 gün ve 84/486 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar; Davacı Kemal, dava dilekçesinde mevkii ve sınırları yazılı bir parça taşınmazın adına tapuya tescil edilmesini istemiştir.
Davalılardan Hazine vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, davalılardan Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Teknik bilirkişiler tarafından düzenlenen 02.10.2002 günlü krokide taşınmazın batısında E. yolunun geçtiği açıklanmıştır. Bu sınırda geçen yolun niteliği üzerinde durulması, Devlet karayolu ise MK. nun 713/3. fıkrası hükmü gözönünde tutularak davanın Karayolları İdaresine yöneltilmesi, yargılamaya geldiği takdirde savunma ve delillerinin tespiti, yolun bu bölümüne ait mevcutsa kamulaştırma haritası ve eklerinin istenilip dosya arasına konulması gerekir.
Kadastro Müdürlüğünün cevabi yazısına göre; nizalı taşınmaz 1956 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında taşlık ve kır niteliğiyle tespit dışı bırakılmıştır. Davacı, kazanmayı sağlayan 20 yıllık zilyetliğe dayanarak bu yerin adına tapuya tescil edilmesini istemiştir. Teknik bilirkişiler tarafından düzenlenen 02.10.2002 günlü krokiye göre; taşınmazın doğu ve kuzey sınırında bulunan Karaka Çayı ile ilgisinin belirlenmesi, Karaka Çayının etkisi altında kalıp kalmadığının, çay yatağından kazanılıp kazanılmadığının uzman jeolog bilirkişi marifetiyle incelenip belirlenmesi gerekir. Tüm bu yönler gözönünde tutularak tescil konusu taşınmazın başında yeniden yerel, teknik, ziraatçı ve jeolog bilirkişiler aracılığıyla keşif yapılmasına, davacı tanıklarının davetiye ile çağırılarak yerel bilirkişi ve tanıklardan 1956 yılında taşlık ve kır niteliğiyle tespit dışı bırakılan dava konusu yerin imar-ihya edilip edilmediği, edilmişse bu işlemin nasıl yapıldığı, hangi tarihte tamamlandığı, o tarihten dava tarihine kadar kazanma süresi ve koşullarının geçip geçmediğinin kendilerinden sorulması, jeolog bilirkişiden sınırında yer alan Karaka Çayının aktif yatağı ve etkisi altında kalan yerlerden bulunup bulunmadığı, ziraatçı uzman bilirkişiden de taşınmazın niteliği hakkında rapor alınması, taşınmazın üzerinde yer yer kayalık alanların bulunduğu bildirildiğine göre bu alanların taşınmazın tümüne göre oranının gözönünde tutulması, önemli bir miktara ulaşması halinde taşlık alanların belirlenmesi, teknik bilirkişi tarafından krokisine işaret edilmesi, tescil hükmünün dışında bırakılmasının düşünülmesi, Devlet karayoluna herhangi bir elatmanın olup olmadığı yönünden teknik bilirkişiden rapor alınması, ondan sonra uyuşmazlık hakkında hüküm kurulması gerekmektedir.
Davalılardan Hazine vekilinin temyiz itirazları bu bakımlardan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA 29.05.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy