(3402 S. K. m. 13) (4721 S. K. m. 612) (4753 S. K. m. 42, 46, 53)
Dava: Sadiye Uyanık ve Ferdane Acar ile Tevfik Açar ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair Terme Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 13.03.2003 tarih ve 324/103 s. hükmün Yargıtay'ca tetkiki davacılar vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, 1 ada 7 parsel ve 28 ada 11 parsellerin tapu kayıtlarının iptali ile vekil edenleri adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, tapulu taşınmazların haricen devrinin geçersiz olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar vekili, 1 ada 7 parselin kayıt maliki ve ortak miras bırakan Rıza Acar'ın yarı payını 05.10.1967 tarihli senetle tarafların yakın miras bırakanı ve anneleri Şeker'e, ayrıca Rıza'nın mirasçılarından Sadettin'in de aynı parseldeki payını 22.09.1970 tarihli senetle vekil edenlerine satıp devrettiğini, 28 ada 11 parselinde Şeker'e ilişkin olduğu durumda toprak komisyonunca yanlışlıkla babaları Rıza Acar adına tespit edildiğini ileri sürerek her iki parsele ilişkin kaydın iptal ve tescilini istemişler, davalılar harici satışın geçersiz olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Dava konusu parsellere ilişkin dayanak tapu kayıtlarının da 10.02.1960 gününde Hazine tarafından 4753 s. yasanın 42., 46. ve 53. maddeleri uyarınca Ahmet oğlu Rıza Acar adına tescil edildiği açıklanmıştır.
1 ada 7 parselin 1/2 payının kayıt maliki Rıza tarafından haricen eşi Şeker'e satıldığı tarihte taşınmaz tapulu olup, tapulu bir yerin haricen satış ve devri geçerli değil ise de, taşınmazın bulunduğu yer kadastro bölgesi olup henüz kadastro çalışmaları yapılmamış bulunduğuna göre uyuşmazlığın 3402 s. Kadastro Yasasının 13/B-b. maddesindeki koşullar karşısında çözüme kavuşturulması gerekmektedir. Gerçektende satışın yapıldığı tarihten kadastro bölgesi olarak ilan edildiği ve henüz kadastronun yapılmamış bulunduğu gözönünde tutularak bu maddedeki koşulların oluşması halinde kazanılması mümkün olabilir. Bundan ayrı, kayıt maliki Rıza 18.08.1970 gününde vefat etmiş olup mirasçılarından Saadettin 22.09.1970 tarihli sözleşme ile payını davacılara sattığına göre davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan MK. nun 612. maddesi hükmü uyarınca yazılı olmak koşulu ile miras payının devri geçerlidir. Mahkemece anılan hüküm nazara alınmadan miras payının devri yönünden isteğinde reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
28 ada 11 parsele ait temyiz itirazlarına gelince; Davacılar miras bırakanları Şeker'e ilişkin yerin hatalı olarak Rıza adına tespit edildiğini ileri sürmüş bulunduklarına ve 4753 s. Yasanın hükümleri uyarınca tesis edilen kayıtlara karşı dava açma hakkı herhangi bir süreyle sınırlandırılmamış bulunduğuna göre iddia ve savunma çerçevesinde taraf delillerinin toplanarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken her iki parselin haricen satış ve devrinin geçersiz bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş olması doğru değildir. Mahkemenin gerekçesi bu bakımdan yerinde görülmemiştir. Her iki parsele ilişkin tapu kayıtlarının oluşumuna esas olan belgelerin eksiksiz olarak getirtilmesi, iddia ve savunma çerçevesinde taraf delillerinin toplanıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir.
Sonuç: Davacılar vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi hükmü uyarınca BOZULMASINA ve 7.900.000.-lira peşin harcın istem halinde temyiz edene iadesine 09.06.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy