(1086 S. K. m. 74, 94) (4721 S. K. m. 677)
Dava: Celal ile Hayrettin aralarındaki tescil davasının kabulüne dair K Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 27.11.2002 gün ve 28/128 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hayrettin tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, dava konusu parsellerdeki davalının paylarını 11.09.2001 günlü sözleşme ile satın aldığını ileri sürerek bu paylara ait tapu kaydının iptali ile vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı 11.04.2002 günlü cevap layihası ile dava konusu parsellerdeki paylarını vekili aracılığıyla davacıya devrettiğini dava açmakta hukuki yararının bulunmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, dava konusu edilmeyen 1542 parsel ile 42 parsel dışında kalan diğer parseller hakkındaki davanın kabulüne karar verilmiş olması üzerine; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu 42 parsel Yunus isimli kişi adına tapuda kayıtlı bulunan bir yerdir. Dava kayıt malikine yöneltilmeden bu parsel hakkında dava açılmış ise de, nihai hükümle bu parsel yönünden olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş ise de, kayıt malikine husumetin yöneltilmemiş olması ve temyiz edenin sıfatına göre bu yön bozma sebebi yapılmamıştır.
1542 parsel hakkında dava ve istek mevcut olmadığı halde bu parseldeki davalı Hayrettin
'in payının iptal ve tesciline karar verilmiş olması doğru değildir. HUMK. nun 74. maddesi hükmü uyarınca istek olmadan hüküm kurulamaz. İstek aşılarak bu parselin iptal ve tesciline karar verilmiş olması doğru değildir. Davalı Hayrettin'in bu parsele karşı yöneltmiş olduğu temyiz itirazlarının yerinde olduğundan kabulü ile bu parsele ilişkin bölümünün BOZULMASINA,
Diğer parsellere ilişkin temyiz itirazlarına gelince: 1542 ve 42 parseller dışındaki diğer parseller taraflar ile miras bırakanları adına elbirliği mülkiyet hükümlerine tabi olup davacı ile davalı l997 tarihinde ölen Abdülhadi
nin mirasçılarıdır. TMK. nun 677. maddesi hükmü uyarınca yazılı olma koşulu ile miras payının devri geçerlidir. Mahkemece 11.09.2001 günlü satış ve devir senedine değer verilmek suretiyle yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir. Davalı vekili süresinde vermiş olduğu cevap layihası ile dava konusu payların davacıya devredildiğini davanın açılmasında hukuki yararının bulunmadığını açıklayarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Baştan itibaren davalının davanın açılmasına sebebiyet verdiği anlaşılmamış ise de, davanın açılması üzerine karşı koymuş bulunduğundan savunması yerinde görülmemiştir. Yargılama giderleri ve avukatlık ücreti bakımından HUMK. nun 94. maddesinde yazılı sorumluluktan kurtulamaz.
Sonuç: Davalının 836, 783, 827, 828, 835, 925, 1172 ve 1185 parsellere yöneltmiş olduğu temyiz itirazlarının reddi ile bu parsellere ilişkin hüküm bölümlerinin ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 54.000.000 lira peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 162.000.000 liranın temyiz edenden alınmasına, 06.05.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy