(1086 S. K. m. 259)
Dava: Halit ve müşterekleri ile Hazine ve B. Köyü Muhtarlığı aralarındaki tescil davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair K. Asliye Hukuk Hâkimliğinden verilen 03.03.2003 gün ve 115/25 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar, dava konusu taşınmazın adlarına tescil edilmesini talep etmişlerdir.
Davalı Hazine temsilcisi, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmesi üzerine; hükmün, kabule ilişkin bölümü davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar, dava konusu taşınmaza miras bırakan babalarından intikalen zilyet olduklarını ileri sürmüşler, yargılama sırasında davacı ve kardeşleri Halit adına tescile muvafakat ettiklerini bildirmişler, mahkemece 36653 m2'lik taşınmazın davacı Halit adına tesciline karar verilmiştir. Fen Elemanı tarafından düzenlenen 04.11.2002 tarihli krokiye göre dava konusu taşınmazın davalı B Köyü hudutlarında kalıp kalmadığı anlaşılamamaktadır. Mahkemece öncelikle taşınmazın bulunduğu köyün tereddütsüz olarak saptanması, taşınmazın Y Köyü hududunda kalması halinde adı geçen köyün davaya katılmasının sağlanması, varsa tanıklarının HUMK. nun 259. maddesine göre taşınmaz başında dinlenilmesi, Kadastro Müdürlüğü'nden dava konusu taşınmazın bulunduğu çalışma alanında pafta düzenleme tarihinin ve dava konusu taşınmazın ne sebeple tespit dışı bırakıldığının sorulması, komşu taşınmazlara ait kadastro tespit tutanakları ve varsa dayanak belgelerinin bulunduğu yerden getirtilmesi, davacının dayanağı 558 tahrir numaralı vergi kaydı ile birlikte yapılacak keşif sırasında yerel bilirkişi ve taraf tanıkları aracılığıyla yerine uygulanması, dava konusu taşınmaz bölümünü ne olarak nitelendirdiğinin belirlenmesi gerekir.
Ziraatçı Uzman Bilirkişi tarafından düzenlenen 08.11.2002 tarihli raporda dava konusu taşınmaz üzerinde 25 adet civarında meşe ağacı bulunduğu, 1000 m2'lik alanın taşlık ve kayalık olduğu bildirilmiştir. Fen elemanı tarafından düzenlenecek krokiye taşlık ve kayalık alanın işaret ettirilmesi, dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastro çalışmasının yapılıp yapılmadığının Orman İşletme Müdürlüğü'nden sorulması, orman kadastro çalışması yapılmış ise orman sınırlandırma tutanak ve haritasının getirtilerek dosya içine konulması, orman kadastro çalışması yapılmamış ise orman amenajman haritası, eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarının getirtilmesi, serbest orman mühendisi bilirkişi aracılığıyla yerine uygulanması, taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığının belirlenmesi, dava konusu taşınmazın 3083 sayılı Kanun kapsamında devlet tarafından sulanan taşınmazlardan olup olmadığının DSİ ve Köy Hizmetleri İl Müdürlüğü'nden, davacılar ve miras bırakanları Sefer adına belgesizden taşınmaz olup olmadığının Tapu Sicil, Kadastro ve Mahkemeler Yazı İşleri Müdürlüklerinden ayrı ayrı sorulması ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
Sonuç: Davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün yukarda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA 26.05.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy