(3402 S. K. m. 14)
Dava: Kamile ve müşterekleri ile Hazine ve K. Köyü Muhtarlığı aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair K. Asliye Hukuk Hâkimliğinden verilen 20.12.2002 gün ve 43-564 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili ile davalı Hazine vekili taraflarından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, dava konusu 168 ada 16 parsele ait Hazine tapusunun iptali ile vekil edenleri adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hükmün esasa ilişkin bölümü davalı Hazine vekili tarafından, yargılama giderleri ile vekalet ücretine ilişkin bölümü de davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Kadastro tutanağına göre uyuşmazlık konusu taşınmaz, toprak tevzii komisyonunca 9.9.1966 tarih ve 1833 numara ile düzenlenen belirtmeliğe dayanılarak 09.09.1966 tarih ve 1833 numara ile Hazine adına tescil edilmiş, DSİ kanalı nedeniyle iki parçaya ayrılmış ve tapu kaydına dayanılarak kadastro sırasında 168 ada 16 parsel olarak 26.11.1996 tarihinde Hazine adına tespit ve tapuya tescil edilmiştir. Davacılar, dava konusu taşınmazın 1961 yılında murisleri Arif 'e tahsis edildiğini, bu tarihten itibaren murisleri ve kendileri tarafından ekilip biçilmek suretiyle zilyet ve tasarruf edildiğini bildirerek iptal ve tescil isteğinde bulunmuşlardır.
Mahkemece, kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, varılan sonuç toplanan deliller dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Davacıların murisi Arif 'e Alaybeyli köyünde 10.7.1971 tarihinde tahsis edilen 30 ada 348 parsel sayılı 470 m2 miktarındaki arsa dışında herhangi bir taşınmazın tahsis edildiğine dair dosyada hiçbir belge ve kayıt bulunmamaktadır. Kendilerine arazi tahsis edilen kişilerin isimleri ve dağıtılan arazinin ada parsel numaraları ile miktarlarını gösteren arazi dağıtım cetvelinde de davacıların murisi yer almamaktadır.
Dağıtıma dayalı isteklerin belge ile kanıtlanması gerekir. Dağıtım dışı olan bir yer koşulları mevcut olduğu takdirde kazanılması mümkün ise de, toprak tevzii komisyonunca Hazine adına 9.9.1966 tarihinde belirtilmiş olan dava konusu taşınmazın, belirtme tarihinden geriye doğru davacılar ve murisleri tarafından koşullarına uygun olarak 20 yıldan fazla süre ile tasarruf edildiği kanıtlanamadığına ve Hazine adına tapu oluştuktan sonra süre gelen tasarruf ve zilyetliğin davacılara bir hak bahşetmeyeceğine göre, davanın reddine karar verilmesi gerekirken resmi belge ve kayıtlar karşısında yerel bilirkişi ve tanık sözlerine değer verilerek yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş olması isabetli değildir. Kabul şekline göre de, davanın iptal ve tescil isteğine ilişkin bulunduğu nazara alınarak yargılama harç ve giderlerinin davacılardan alınması ve davacılar yararına avukatlık ücretine hükmedilmemiş olması da doğru görülmemiştir.
Sonuç: Davacılar vekili ile davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 126.950.000 lira peşin harcın istek halinde temyiz eden davacılara iadesine 10.06.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy