(1086 S. K. m. 363)
Resul Turan ve müşterekleri, müdahil davacı Hasan Turan ile Hazine ve Ağdam Köyü Muhtarlığı aralarındaki tescil davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair Kağızman Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 10.04.2001 tarih ve 7/50 s. hükmün Yargıtay'ca tetkiki Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Davacılar Resul Turan ve arkadaşları, dava dilekçesinde mevkii ve sınırları yazılı taşınmazın adlarına tapuya tescil edilmesini istemişlerdir.
Davalı Hazine vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve uyulan bozma ilamında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine göre aşağıda belirtilen husus dışında davalı Hazine vekilinin sair temyiz itirazları yerinde bulunmamaktadır.
Mahkemece, Yargıtay bozma ilamına uyulduğu durumda bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Yargıtay bozma ilamında, dava dilekçesinin 3, hükmün 1. paragrafının (a) bendinde gösterilen ve Haramgöl mevkiinde bulunan taşınmazın ziraatçı bilirkişi 14.05.1999 tarihli raporunda yaklaşık 10 dekarlık bölümünün taşlık, kayalık ve zirai değeri olmayan bir yer olduğunu bildirmiş olduğuna göre taşlık, kayalık ve ziraate elverişli olmayan bölümün teknik bilirkişi raporuna işaret ettirilmesi, bu bölüm hakkındaki davanın reddine, kültür arazisi niteliğinde bulunan bölüm hakkındaki davanın kabulüne karar verilmesi hususuna değinilmesine karşın, bozmadan sonra taşınmaz başında ziraatçı bilirkişi alınmadan yalnızca davacı tarafından gösterilen bölümün teknik bilirkişiye işaret ettirilmesiyle yetinilerek hüküm kurulmuştur. Yargıtay bozma ilamına uyulduğuna göre bozma gereklerinin eksiksiz olarak yerine getirilmesi 14.05.1999 tarihli raporu düzenleyen ziraatçı bilirkişi taşınmazın yaklaşık 10 dekarlık bölümünün taşlık, kayalık ve zirai değeri olmayan bir yer olduğunu bildirdiğine göre, raporu düzenleyen ziraatçı bilirkişi marifetiyle taşınmaz başında yeniden keşif yapılarak sözünü ettiği bölümlerin ziraatçı bilirkişi tarafından teknik bilirkişiye gösterilmesi, teknik bilirkişinin bu bölümleri krokisinde işaretle belirlemesi, ondan sonra uyuşmazlığın çözüme kavuşturulması gerekir. Kabule göre de, ziraatçı bilirkişi taşlık, kayalık ve zirai değeri olmayan bölümün 10 dekar olduğunu bildirmesine karşılık bozmadan sonra taşınmaz başında yapılan keşifte davacının gösterdiği 840 m2'lik alana belirlenerek bu bölüm hakkındaki davanın reddine karar verilmiş olması da doğru görülmemiştir.
Sonuç: Davalılardan Hazine vekilinin temyiz itirazları bu bakımlardan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan sebeplerle BOZULMASINA 27.05.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy