(4721 S. K. m. 683) (1136 S. K. m. 164)
Dava: Davacı-karşı davalı Hazine, davalı-karşı davacı Mehmet ile A. Belediye Başkanlığı aralarındaki elatmanın önlenmesi, yıkım ve tescil davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair S. Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 27.12.2002 gün ve 313-1181 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı-karşı davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı-karşı davalı Hazine vekili, uyuşmazlık konusu taşınmaza davalı-karşı davacı Mehmet ...'in elatmasının önlenilmesine, taşınmaz üzerindeki binanın yıkılmasına, davalı-karşı davacı Mehmet ise uyuşmazlık konusu taşınmazın adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı Belediye, yargılama oturumlarına katılmamıştır.
Mahkemece, karşılıklı olarak açılan davaların kısmen kabulüne,kısmen reddine karar verilmesi üzerine; hükmün davacı adına tesciline ilişkin bölümü, davacı-karşı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre aşağıda belirtilen hususlar dışında davalı Hazine vekilinin hükmün tescile ilişkin bölümüne yöneltiği temyiz itirazları yerinde bulunmadığından REDDİNE,
Mahkemece yapılan inceleme ve araştırma hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır.
Davalı-karşı davacı Mehmet imar-ihya ve kazanmayı sağlayan zilyetliğe dayanarak tescil isteğinde bulunmuştur. Bir yerin ihya yoluyla kazanılabilmesi için diğer kazanma koşulları yanında imar planı içinde olmaması gerekir. Dosya arasında bulunan A. Belediye Başkanlığının 12.07.2001 günlü yazılarında, uyuşmazlık konusu taşınmazın 01.02.2000 tarihinde imar planı kapsamına alındığı bildirilmiş olmasına karşın, Belediye Başkanlığının davacı Mehmet ...'in dilekçesine verdiği 13.11.2002 günlü yazıda ise; nizalı taşınmazın belediye imar planı kapsamında kalmadığını bildirmiştir. Mahkemece, her iki yazı arasındaki farklılık üzerinde durulmamıştır. Uyuşmazlık konusu taşınmazın belediye imar planı kapsamında kalıp kalmadığının, imar planı kapsamında kalıyorsa hangi tarihte imar planı kapsamına alındığının Belediye Başkanlığından, dava konusu taşınmazın tapuda kayıtlı olup olmadığının Tapu Sicil Müdürlüğünden, taşınmazın 3083 sayılı Yasa uyarınca Devletçe sulanan arazilerden olup olmadığının DSİ ve Köy Hizmetleri İl Müdürlüklerinden sorulup belirlenmesi gerekir. Bundan ayrı, Hazinenin açtığı elatmanın önlenilmesi davası kabul ile davalı-karşı davacı Mehmet 'in açtığı tescil davası da kısmen kabul ve kısmen retle sonuçlandığına göre, yargılama oturumlarında vekil marifetiyle temsil olunan Hazine yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 9. maddesi uyarınca her dava için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmedilmesi gerekir iken, tek vekalet ücretine hükmedilmiş olması da doğru değildir.
Sonuç: Davacı-karşı davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu bakımlardan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 27.05.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy