(3402 S. K. m. 28) (6831 S. K. m. 1, 17)
Dava: Hasan Bedelci ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Akseki Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 19.07.2000 tarih ve 112/86 s. hükmün Yargıtay'ca tetkiki davalı Hazine Temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, miras, taksim ve eklemeli kazanmayı sağlayan zilyetliğe dayanarak 200 ada 1 parselin Hazine üzerindeki tapu kaydının iptali ile vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine temsilcisi, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu parsel, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan çalılık ve ham toprak niteliğinde bulunan yerlerden bulunması sebebiyle 24.10.1990 gününde Hazine adına tesbit edilmiş, davacı Hasan Bedelci'nin Akseki Kadastro Mahkemesi'ne açmış olduğu tespite itiraz davası 17.03.1992 tarih 170/33 esas ve karar s. hükümle 3402 s. Kadastro Yasasının 28. maddesi hükmü uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmesi üzerine; hükmen Hazine adına tapuya tescil edilmiştir. Davacı incelenmekte olan bu dava ile kazanmayı sağlayan zilyetliğe dayanarak iptal ve tescil isteğinde bulunmuştur. Mahkemece, kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre aşağıda belirtilen husus dışında davalı Hazine temsilcisinin sair temyiz itirazları yerinde bulunmamaktadır.
Kadastro tutanağında taşınmazın çalılık yerlerden olduğu açıklanmış, teknik bilirkişi tarafından düzenlenen 12.07.2000 tarihli krokide de taşınmazın dört tarafının devlet ormanı ile çevrili olduğu açıklanmıştır. Mahkemece, taşınmazın 6831 s. Orman Yasasının hükümleri uyarınca orman sayılan yerlerden olup olmadığı araştırılıp belirlenmemiştir. Teknik bilirkişi raporundaki açıklamalara göre taşınmazın bulunduğu yerde orman sınırlandırma çalışmalarının yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu yön gözönünde tutularak kesinleşmiş sınırlandırmaya ilişkin harita ve tutanakların getirtilip yerel, teknik ve ormancı bilirkişiler aracılığıyla dava konusu taşınmaza uygulanması, taşınmazın 6831 s. Orman Yasasının 1. maddesi hükmü uyarınca orman sayılan yerlerden olup olmadığı kesinleşmiş sınırlandırmanın dışında kalan bir yer olması sebebiyle orman sayılmayan bir yer ise, aynı Yasanın 17. maddesi uyarınca kazanılıp kazanılmayacağının mahkemece tartışılıp değerlendirilmesi, ondan sonra uyuşmazlık hakkında hüküm kurulması gerekmektedir. Eksik incelemeye dayanılarak hüküm kurulması doğru değildir.
Sonuç: Davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi hükmü uyarınca BOZULMASINA 05.06.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy