(3402 S. K. m. 17)
Sapha ile Hazine, G Belediye Başkanlığı dahili davalı H Köyü Muhtarlığı aralarındaki tescil davasının kabulüne dair H 3.Asliye Hukuk Hâkimliğinden verilen 11.03.2003 gün ve 719-124 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Davacı vekili, dava dilekçesinde yeri ve sınırları gösterilen bir parça taşınmazın vekil edeni adına tapuya tescil edilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya muhtevasına,dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına,mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre aşağıda belirtilen hususlar dışında davalı Hazine vekilinin diğer temyiz itirazları yerinde bulunmamaktadır.
Mahkemece yapılan inceleme ve araştırma hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Uyuşmazlık konusu taşınmazın bulunduğu çalışma alanında kadastro çalışmalarının yapılıp yapılmadığı, hangi tarihte ve ne sebeple kadastro harici bırakıldığı Kadastro Müdürlüğünden sorulup belirlenmediği gibi uyuşmazlık konusu taşınmazın tapuda kayıt olup olmadığı Tapu Sicil Müdürlüğünden, 3083 sayılı Yasa uyarınca Devletçe sulanan yerlerden olup olmadığı DSİ ve Köy Hizmetleri İl Müdürlüklerinden sorulup belirlenmemiştir. Taşınmaz başında yapılan keşifte görev alan teknik bilirkişi ,ziraatçı bilirkişi ve jeolog bilirkişi tarafından ortaklaşa düzenlenen 12.08.2002 havale tarihli raporda; uyuşmazlık konusu taşınmazın paftasına göre kurutulmuş ve tarla olarak kullanılmakta olan Karasu kanalı kapsamında kaldığı, taşınmazın kısmen G Kasabası ve kısmen de H Köyü tapulama sınırları içerisinde bulunduğu açıklanmıştır. Uzman bilirkişilerin bu açıklamaları karşısında taşınmazın üzerinde yer aldığı Karasu kanalının kim yada kimler tarafından yapıldığının, hangi tarihte terk edildiğinin araştırılması, bu kanalın DSİ kanalı olup olmadığının merciinden sorulup belirlenmesi, DSİ kanalı olduğunun anlaşılması halinde davanın ilgisi bakımından DSİ İdaresine yöneltilmesi, gösterdiği takdirde delillerinin toplanılması, varsa kamulaştırma harita ve eklerinin getirtilip yerine uygulanarak taşınmazın kanalla ilgisinin belirlenmesi, ayrıca taşınmaza komşu dava dışı 103 parsele ait kadastro tutanağı ile dayanağı olan belgelerin getirtilip yerine uygulanarak gelen kayıtların taşınmaz yönünü ne olarak gösterdiğinin belirlenmesine çalışılması, davacı imar ihya ve kazanmayı sağlayan zilyetliğe dayanarak tescil isteğinde bulunduğuna göre, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 17. maddesinin son fıkrası hükmü göz önünde tutularak, dava konusu olan bu yerin G Belediye İmar Planı kapsamında kalıp kalmadığının, imar planı kapsamında kalıyor ise hangi tarihte imar planı kapsamına alındığının Belediye Başkanlığından sorulup tespit edilmesi, ondan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek uyuşmazlığın çözüme kavuşturulması gerekir.
Davalılardan Hazine vekilinin temyiz itirazları bu bakımlardan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA 30.05.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy