(2863 S. K. m. 1)
Dava: Mustafa Şimşek ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Gökçeada Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 15.10.2002 gün ve 93-75 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, 273 ada 58 parselin Hazine üzerindeki tapu kaydının iptali ile vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına, 27.2.1996 tarihinde yapılan kadastro çalışmaları sırasında malikinin bilinmemesi nedeniyle zeytinlik niteliği ile Hazine adına tespit edilen dava konusu yerin tespit tarihinden geriye doğru davacıları ve satıcıları tarafından 20 yıldan fazla süre ile koşullarına uygun olarak tasarruf edildiği yerel bilirkişi ve tanıklar tarafından ifade edildiğine, taşınmaz değişmedikçe parsel numarasının yanlış yazılmış olması nedeniyle ileri sürülen düzeltme isteği ıslah olarak kabul edilemiyeceğine göre aşağıda belirtilen husus dışında davalı Hazine vekilinin diğer temyiz itirazları yerinde bulunmamaktadır.
Dava konusu parsele ait kadastro tutanağında, Edirne Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu tarafından gönderilen sit haritasının kadastro paftalarına uygulanması sonucunda bu yerin 1. derece doğal sit alanında kaldığı belirtilmiş ve tutanağın beyanlar hanesinde 1.derece doğal sit alanında kalmaktadır. açıklamasına yer verilmiştir. Mahkemece, bu açıklamalar üzerinde durulmadan kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru değildir. 2863 sayılı Kanun hükümleri uyarınca araştırma ve inceleme yapılması, taşınmazın bu niteliği nedeniyle zilyedlik yolu ile edinilecek yerlerden olup olmadığının yöntemine uygun bir biçimde araştırılıp belirlenmesi gerekir.
Sonuç: Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi hükmü uyarınca BOZULMASINA, 12.06.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy