(3402 S. K. m. 26, 27)
Dava: Rezzan ile Hazine, H. Köyü Muhtarlığı, Şahin, Fatih ve dahili davalı Orman İdaresi aralarındaki tescil davasının reddine dair M. Asliye Hukuk Hâkimliğinden verilen 10.10.2002 gün ve 78/1004 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, dava konusu taşınmaz bölümlerinin vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili ve davalı Köy temsilcisi davanın reddine karar verilmesini, savunmuşlar davalı gerçek kişiler davayı kabul ettiklerini bildirmişlerdir.
Mahkemece, dava konusu taşınmazın davalı gerçek kişiler tarafından tapuda davacıya temlik edildiğinin bildirilmesi üzerine, tapulu bir yerin yeniden tescilinin istenemiyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi üzerine hüküm davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava tescil davası olarak açılmış ise de, bozmadan sonra davacı vekili Av. M. 04.07.2002 günlü dilekçesiyle dava konusu edilen taşınmazın tapuda kayıtlı olduğunu, kayıt malikleri tarafından vekil edenine tapuda temlik edildiğini ve 17.06.1998 gün ve 16 sıra numarası ile tapuya kayıt edildiğini ileri sürmüştür. Mahkemece davacı vekilinin dilekçesindeki bilgiler gözönünde tutularak yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Dava konusu taşınmaz kayıt malikleri tarafından davacıya temlik edildiğine göre davanın reddine karar verilmesinde kanuna aykırı bir yön olmaz. Ne var ki, 12.10.2000 günlü bozma ilâmında taşınmazın bulunduğu Hisarönü köyü çalışma alanında kadastro çalışmalarının yapıldığı ve köyü ilgilendiren tüm taşınmazlar hakkında Marmaris Kadastro Mahkemesinin 1991/547 esas nolu dosyasının bulunduğu gözönünde tutularak görev hususunun düşünülmesi gereğine işaret edilmişti. Mahkemece, görev durumu nazara alınmadan davanın reddine karar verilmiştir. Gerçekten de dava konusu taşınmaz hakkında kadastro tutanağı düzenlenmiş ise, 3402 sayılı Kanunun 26. ve 27. maddeleri uyarınca uyuşmazlığa bakmak Kadastro Mahkemelerine ait olacaktır. Bu durumda taşınmaz tapuda davacıya temlik edilmiş olsa bile kadastro tutanağı düzenlenmiş ise görev durumu gözönünde tutularak dava dosyasının görevli Marmaris Kadastro Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, uyuşmazlığın esası hakkında hüküm kurulmuş olması doğru değildir. Davacının adına oluşan tapu kaydının dava konusu taşınmaza uygulanması, taşınmaz hakkında kadastro tutanağı düzenlenip düzenlenmediğinin araştırılması, düzenlenmemiş ise şimdiki gibi hüküm kurulması, tutanak düzenlenmiş ise uyuşmazlık hakkında görevsizlik kararı verilmek suretiyle dava dosyasının görevli Kadastro Mahkemesine devrine karar verilmesi gerekir.
Sonuç: Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi hükmü uyarınca BOZULMASINA, 12.06.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy