(3402 S. K. m. 14)
Dava: Dursun ile Hazine, S. Köyü Muhtarlığı ve Orman İşletme Müdürlüğü aralarındaki tescil davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair Ç. Asliye Hukuk Hâkimliğinden verilen 18.11.2002 gün ve 141/364 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, dava dilekçesinde mevkii ve sınırları yazılı 5 kıt'a taşınmazın miras, paylaşım ve kazanmayı sağlayan zilyetlik nedeniyle adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Yargılama oturumlarına katılan davalı Hazine Temsilcisi davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, dava dilekçesinin 4. bendinde, teknik bilirkişiler tarafından düzenlenen 17.02.2002 günlü krokili raporda 3 numara ile gösterilen 1480.55 m2 yüz ölçüme sahip taşınmazın davacı adına tapuya tesciline, diğer taşınmazlar hakkındaki davanın atiye terk edilmesi nedeniyle konusu hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve orman sayılan yerlerden bulunması nedeniyle reddine karar verilmesi üzerine hükmün kabule ilişkin bölümü davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmaz 1973 yılından önce yapılan kadastro çalışmaları sırasında paftasında ırmak yatağı içinde kumluk olarak gösterilen yerlerden olduğu gerekçesiyle tespit dışı bırakıldığı bildirilmiştir. Davacı az öncede açıklandığı üzere kazanmayı sağlayan zilyetliğe dayanarak tescil isteğinde bulunmuş, mahkemece kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Yerel bilirkişi ve tanıklar davacı ve miras bırakanının 30-40 yıllık ekonomik amaca uygun zilyetliğini nakletmişler ise de, dava konusu taşınmaz paftasında Ç. ırmağının kumluk sahasında kaldığı, jeolog ve ziraatçı uzman bilirkişiler tarafından ortaklaşa düzenlenen 13.05.2002 günlü raporda taşınmazın Ç. ırmağının sınırında yer aldığı, ırmağın debisine bağlı olarak su erozyonuna ve su taşkınına maruz kalması nedeniyle sınırının değişmesinin söz konusu olduğu, taşınmazın toprak yapısındaki kum, çakıl ve kil kalıntıları dava konusu yerin çok önceden ırmak yatağının değişmesi ile oluştuğunu açıklamışlardır. Uzman bilirkişi raporlarına göre taşınmaz halen Ç. ırmağının etkisi altında bulunan bir yerdir.
Taşınmazın ırmağın etkisinden kurtulduğu kesin olarak belirlenmediğine göre böyle bir yerin zilyetlikle kazanılması mümkün olmaz. Zaman zaman su hareketlerine bağlı olarak taşınmaz üzerinde tarımsal faaliyetlerde bulunulması iktisap bakımından yeterli değildir.
Sonuç: Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün kabule ilişkin bölümünün BOZULMASINA, 12.06.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy