(4721 S. K. m. 640) (3402 S. K. m. 14) (1086 S. K. m. 74)
Dava: Mehmet ile Hazine ve Ç İlçesi Gökçeşeyh Köyü Muhtarlığı aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Ç. Asliye Hukuk Hâkimliğinden verilen 10.07.2002 gün ve 158/155 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi Hazine Temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı Mehmet, uyuşmazlık konusu 121 ada 38, 39 parsellere ait tapu kayıtlarının kısmen, 121 ada 40 ve 41 parsellere ait tapu kayıtlarının tamamen iptal edilerek adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine Temsilcisi, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmesi üzerine hükmün kabule ilişkin bölümleri davalı Hazine Temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, dava dilekçesinde uyuşmazlık konusu taşınmazın miras bırakanından kaldığını bildirmiş, taksim hakkında bir açıklamada bulunmamıştır. Bu durumda, davacıdan miras bırakanına ait mirasçılık belgesi istenilmesi, ölüm tarihine göre tereke elbirliğiyle mülkiyet hükümlerine tabi olup da davacıdan başka mirasçının bulunduğunun anlaşılması halinde bunların da yöntemine uygun biçimde muvafakatlarının alınması veya TMK. nun 640.maddesi uyarınca miras ortaklığına temsilci atanarak onun huzuru ile yargılamaya devam olunması ve böylece kamu düzenine ilişkin olan dava şartı yerine getirildikten sonra uyuşmazlığın çözüme kavuşturulması gerekir. Dosya arasında bulunan kadastro tutanaklarına göre; uyuşmazlık konusu 38 ve 39 parseller 20.10.1993 tarihinde yapılan kadastro çalışmaları sırasında çayır niteliği ile diğer taşınmazlar ise tarla niteliğiyle Hazine adına tespit olunmuş, tapu kayıtları bu şekilde oluşmuştur. Nizalı 38 ve 39 parseller çayır niteliği ile tespit ve tescil edildiğine göre bu yerlerin öncesinin mer'a olup olmadıklarının, mer'alardan kazanılıp kazanılmadıklarının yöntemine uygun biçimde araştırılıp belirlenmesi gerekir.
Bu nedenle taşınmazların bulunduğu yerde tahsisli mer'a olup olmadığının sorulup belirlenmesi, tahsisli mer'a var ise mer'a norm kararı ve haritasının getirtilip taşınmaz başında yapılacak yeni bir keşifle ve usulüne uygun şekilde yerine uygulanarak taşınmazların mer'a tahsis haritasına göre konumunun belirlenmesi, yerel bilirkişi ve tanıkların bu yerlerden yararlanmayan komşu köyler halkı arasından seçilip dinlenilmeleri için taraflara süre ve imkan tanınması, çayır niteliği ile tespit ve tescil olunan taşınmazların kadim veya tahsisli mer'a ya da çayır olup olmadıklarının kendilerinden sorulup belirlenmesi, davada vergi kaydı gibi bir belgeye dayanılmadığına göre, davacı ve miras bırakanı bakımından 3402 sayılı Kadastro Yasasının 14.maddesinde öngörülen şekilde miktar sınırlaması yönünden gereken araştırmanın yapılması, 3083 sayılı Yasa uyarınca dava konusu taşınmazların Devletçe sulanan yerlerden olup olmadığının DSİ ve Köy Hizmetleri İl Müdürlüklerinden sorulup belirlenmesi gerekir.
Davacı 121 ada 38 parselden 4471,82 m2'lik bölüme ait tapu kaydının iptal edilerek bu yerin adına tesciline karar verilmesini istediği halde HUMK. nun 74.maddesi gözardı edilerek 13096,92 m2'lik bölüme ait tapu kaydının iptaline karar verilmiş olması da doğru değildir. Dava, tapulu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali istemine ilişkindir. Bu tür davalar mülkiyetin aktarılması niteliğinde olup davanın kayıt malikine karşı yöneltilmesi gerekir. Davalı köy kayıt maliki olmadığına göre, köy hakkındaki davanın husumet sebebiyle reddine karar verilmesi gerekir iken bu konuda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiş olması da doğru değil ise de, temyiz edenin sıfatına göre bu yön bozma nedeni yapılmamıştır.
Sonuç: Davalılardan Hazine Temsilcisinin temyiz itirazları bu bakımlardan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 09.06.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy