(1136 S. K. m. 164)
Dava: Ramazan ile İbrahim ve Vasfiye aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair Y. Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 20.06.2002 gün ve 21/102 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı ve davalı İbrahim vekili taraflarından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı Rahmi vasisi Ramazan, uyuşmazlık konusu 19 parsele ait tapu kaydının iptal edilerek Rahmi adına tapuya tescil edilmesini istemiştir.
Davalılardan Ramazan ve Vasfiye, davayı kabul ettiklerini bildirmişler, diğer davalı İbrahim ise davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmesi üzerine; hükmün, esası davacı vasisi, avukatlık ücretine ilişkin bölümü davalı İbrahim vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı Rahmi vasisi Ramazan, uyuşmazlık konusu olan taşınmazın tapuda tarafların ortak miras bırakanı İbrahim adına kayıtlı olduğunu, murisin ölümünden önce bu yeri oğlu Rahmi 'ye verdiğini, diğer mirasçılara da başka taşınmazlar verdiğini, ancak kadastro çalışmaları sırasında tarafların ortak miras bırakanı adına tespit ve tescil edildiğini ileri sürerek nizalı taşınmaza ait tapu kaydının iptal edilerek davacı adına tapuya tescil edilmesini istemiştir. Dosya arasında bulunan tapu kayıt örneğine göre; nizalı 19 parsel tapuda muris İbrahim adına kayıtlı bulunmaktadır. Toplanan deliller ve dosya içeriğine göre dava kanıtlanmamıştır.
Davacının vasisi Ramazan aynı zamanda muris İbrahim'in mirasçılarından biridir. Veraset belgesine göre; muris İbrahim'in 4 mirasçısı bulunmaktadır. Bunlar İbrahim, Rahmi, Ramazan ve Vasfiye'dır. Mirasçılardan Ramazan ve Vasfiye davayı kabul ettiklerini bildirmişlerdir. Mirasçılardan Ramazan ve Vasfiye'nin kabul beyanları karşısında payları oranında davanın kabulüne karar verilmesi gerekir iken bu yön gözardı edilerek reddedilmiş olması doğru değildir. Davacının kanuni temsilcisinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde bulunmaktadır.
Davalı İbrahim vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Dava redle sonuçlandığına göre yargılama oturumlarında vekil marifetiyle temsil olunan davalı İbrahim yararına reddedilen bölüm üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca avukatlık ücretine hükmedilmesi gerekir iken bu konuda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiş olması da doğru değildir.
Sonuç: Davacı vasisi ile davalı İbrahim vekilinin temyiz itirazları bu bakımlardan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA ve 4.960.000 lira peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 09.06.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy