(4721 S. K. m. 705)
Dava: Durmuş Ali, müdahil davacılar Rıfat ve müşterekleri ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair G. 4. Asliye Hukuk Hâkimliğinden verilen 14.02.2002 gün ve 324/112 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine vekili ile müdahil davacılar vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili dava konusu l73 ada 29 parsel sayılı Hazineye ait tapu kaydının iptali ile vekil edeni adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine vekili ile davaya katılanlar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Kadastro tutanağına göre uyuşmazlık konusu 173 ada 29 parsel sayılı taşınmaz, 1937 tarih ve 110 nolu vergi kaydına dayanılarak 04.10.1989 tarihinde Hazine adına tespit edilmiştir. Dava konusu parselin tespit tarihinden geriye doğru 40 yılı aşkın süreden beri miras bırakanları ve davacı tarafından bağ ve zeytinlik olarak zilyet ve tasarruf edildiği yerel bilirkişi ve tanıklar tarafından ifade edildiğine, kuru tarım arazisi olduğu Ziraat Yüksek Mühendisi Bilirkişi 20.06.1991 tarihli raporunda gerekçeli olarak açıklandığına göre, Hazine vekilinin aşağıda belirtilen hususlar dışında temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Bilirkişi Ziraat Mühendisi 12.06.2001 tarihli raporunda uyuşmazlık konusu taşınmazın bir bölümünün yol altında kaldığını bildirmiş, yerel bilirkişide keşif sırasında, Belediyenin yol açmak için taşınmazdaki bir kısım zeytin ağaçlarını kestirdiğini açıklamıştır. Taşınmazın içinden geçtiği bildirilen yol hakkında kamulaştırma yapılıp yapılmadığının araştırılması, kamulaştırma yapılmışsa kamulaştırma harita ve belgelerinin getirtilerek keşifte yerel ve teknik bilirkişiler marifetiyle yerine uygulanması, taşınmazın bu bölümünün belirlenip krokisine işaret edilmesi, taşınmazın bu bölümü üzerinde davacının mülkiyet hakkının oluştuğunun tespitine karar verilmesi gerekir.
Davaya katılanların temyiz itirazlarına gelince; 07.04.2000 tarihli dilekçeleriyle katılma isteğinde bulunanlar, dava konusu taşınmazın ortak miras bırakan Hasan'dan kaldığını, mirasın taksim edilmediğini ileri sürerek miras payları oranında iptal ve tescil istediklerine ve gerekli harcı da yatırarak asli müdahil sıfatını almış bulunduklarına göre, dava ve istekleri hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiş olması da doğru görülmemiştir.
Sonuç: Davalı Hazine vekili ile davaya katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu bakımlardan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA ve 7.900.000 lira peşin harcın istek halinde temyiz eden müdahil davacılara iadesine 12.06.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy