(3402 S. K. m. 25)
Dava: Rıdvan ve müşterekleri ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair K. 2. Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 16.04.2002 gün ve 622/164 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, 19 ada 5 ve 6 parsellerin Hazine üzerindeki tapu kayıtlarının iptali ile vekil edenleri adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, taşınmazların tarım arazisi niteliğinde bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu 19 ada 5 ve 6 parseller hakkında sicil oluşturulmadığı için tapu kayıtları temin edilememiştir. Dosya arasında bulunan 19 ada 5 ve 6 parsellerin kadastro beyannamelerinde, 2613 sayılı Kanunun 22/H bendi uyarınca l7.04.l969 tarihinde Hazine adına tespit edilmiş, beyanname ve ekleri komisyona tevdi edilmiştir. Komisyonca da yapılan inceleme sonunda aynı yerler hakkında E Asliye Hukuk Mahkemesinin l964/266 esasına kayıtlı dava dosyasının bulunduğu açıklanarak malik hanesinin açık bırakılmasına karar verilmiştir.
Tutanakta, dava konusu taşınmazların mülkiyeti Asliye Hukuk Mahkemesinin 1964/266 esasında davalı olmakla açık bırakılmış ve Kadastro Hakimliğine 20.5.l970 tarihinde dava açıldığı açıklanmıştır. Bu açıklamalar karşısında dava konusu parsellere ait tespitlerin kesinleşip kesinleşmediği anlaşılmamaktadır. Geri çevirme yazısı üzerine istenilen Kadastro Mahkemesinin dosyasının bulunmadığı bildirilmiş, aynı yerler hakkında daha önce açılmış bulunan Asliye Hukuk Mahkemesinin 1964/266 esas nolu dava dosyası yerine, 264 ada l parsel hakkında açılan aynı yer asliye hukuk mahkemesinin 1970/9 esas ve 1978/4 karar numaralı hükmün fotokopi örneği çıkartılıp gönderilmiştir.
Dava mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali ve tescil isteğidir. Dava konusu parsellerin mülkiyet durumu komisyon kararı ile iptal edilmek suretiyle açık bırakılmıştır. Tapu Sicil Müdürlüğünce verilen cevaplarda, dava konusu taşınmazların tapuda kayıtlarının bulunmadığı bildirilmiştir. Bu durumda dava konusu parsellerin kadastrosunun tamamlanmadığı anlaşılmaktadır. Kadastro tamamlanmadığına göre öncelikle görev hususunun gözönünde tutulması gerekir. Bu açıklamalar gözönünde tutularak dava konusu parseller hakkında K Kadastro Mahkemesine açılan dava dosyasının yeniden araştırılıp temin edilmesi, kadastronun kesinleşip kesinleşmediğinin ve buna dayanılarak sicil oluşturulup oluşturulmadığının araştırılması, tespit henüz kesinleşmemiş ise, bu tür uyuşmazlıklara bakmanın kadastro mahkemesine ait olacağı nazara alınarak uyuşmazlık hakkında görevsizlik kararı verilmek suretiyle dosyanın görevli kadastro mahkemesine devrine, tespit kesinleşmiş ve sicil oluşmuş ise tapu kaydının getirtilerek davanın kayıt maliklerine yöneltilip yöneltilmediğinin gözönünde tutulması, yöneltilmiş ise iddia ve savunma çerçevesinde taraf delilleri toplanarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir. Yukarıda belirtilen esaslar çerçevesinde araştırma ve inceleme yapılmadan, görev hususu gözönünde tutulmadan yazılı şekilde uyuşmazlığın esası hakkında hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
Sonuç: Davacılar vekilinin temyiz itirazları bu bakımlardan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA ve 4.960.000 lira peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 08.07.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy