(3402 S. K. m. 25, 26)
Dava: Sabahattin ile Hazine ve Y Belediye Başkanlığı aralarındaki tescil davasının yapılan yargılaması sonunda mahkemenin görevsizliğine dair Y Asliye Hukuk Hâkimliğinden verilen 03.10.2002 gün ve 230 - 371 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, kadastro çalışmaları sırasında 108 parsel numarası ile Süleyman isimli kişi adına tespit edilen taşınmaz hakkında Kadastro Mahkemesine açılan tespite itiraz davası sonunda 30.12.1998 gün ve 65/66 esas ve karar sayılı hükümle işin esasının çözümlenmediği taşınmazın tapusuz kaldığı gerekçesiyle vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, uyuşmazlık hakkında görevsizlik kararı verilmek suretiyle dava dosyasının görevli Kadastro Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmaz 17.07.1981 tarihinde belgesizden İsmail oğlu Sabahattin adına tespit edilmiş, tutanak ve ekleri komisyona sunulmuştur. Komisyonca yapılan inceleme sonunda 30.11.1984 günlü kararla kadastro tespitinin iptali ile Fatma'nın babası Süleyman adına tarla niteliği ile tesciline karar verilmiş, tespit maliki Sabahattin'in babası İsmail'in komisyona yapmış olduğu itirazın 16.10.1986 tarihinde reddine karar verilerek tespit gibi tesciline karar verilmesi üzerine, İsmail vekilinin süresinde Y. Belediye Başkanlığı, Zeynep, Halil ve Fatma aleyhine Y. Kadastro Mahkemesine açmış olduğu tespite itiraz davası sonunda 30.12.1988 gün 65/66 esas ve karar sayılı hükümle dava konusu parsel yönünden açılan davanın husumet yönünden reddine karar verilmiş ve bu hüküm davacı vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 17. Hukuk Dairesince onanarak karar düzeltme yoluna başvurulmaksızın 25.08.1992 tarihinde kesinleşmiştir. Az öncede açıklandığı üzere kadastro komisyonunca dava konusu parsel Fatma babası Süleyman adına tespit edilmiştir.
Kadastro mahkemesine açılan davada tespit maliki ve mirasçıları aleyhine dava açılmamış olması nedeniyle husumet yokluğu sebebiyle davanın reddine karar verilmiş ve ancak tescil hakkında bir hüküm kurulmamıştır. Davacı bu kez taşınmazın tapusuz kaldığı gerekçesiyle eldeki bu davayı açmıştır. Dava konusu taşınmaz hakkında kadastro tutanağı düzenlendiğine ve dava nedeniyle de tutanak kesinleşmediği, esası hakkında hüküm kurulmamış, mülkiyet durumu da belirlenmemiş ve sicil oluşmamış bulunduğuna göre tutanak henüz kesinleşmemiş olmaktadır. Bu durumda mahkemece de kabul edildiği üzere uyuşmazlığa bakmak görevinin Kadastro Mahkemesine ait olması gerekir.
Kadastro Mahkemesince tescil hakkında hüküm kurulmamış olması, düzenlenmiş bulunan kadastro tutanağını hükümsüz hale getirmeyeceği gibi kadastrosu yapılmamış bir taşınmaz olarak da kabul edilemez. Tüm bu nedenlerden ötürü görevsizliğe ilişkin hüküm doğru olmaktadır.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 7.880.000.-lira peşin harcın onama harcına mahsubuna, 19.06.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy