(4721 S. K. m. 713) (743 S. K. m. 639)
Dava: Davacı ve davalı Nezime ve müşterekleri, davalı ve davacı Necdet ve müşterekleri ile Ali aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine, el atmanın önlenmesinin kabulüne dair Hatay 1. Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 18.02.2002 gün ve 303-52 sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Nazime ve müşterekleri vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar Nezime ve arkadaşları vekili, 675 parselin tapu kaydının kısmen iptali ile vekil edenleri adına tapuya tesciline,
Davalı - karşı davanın davacıları Necdet ve arkadaşları vekili, vekil edenleri aleyhine açılan tapu iptali ve tescil davasının reddine; dava konusu tapulu taşınmaza davacı - davalı Nezime ve arkadaşlarının el atmasının önlenilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, tapu iptali ve tescil davasının reddine, el atmanın önlenilmesi davasının kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı Nezime ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar vekili, davalıların miras bırakanı Fatih ile vekil edenlerinin miras bırakanı Mehmet arasında 1960'lı yıllarda yapılan ortaklık sözleşmesi uyarınca taşınmazın zeytinlik haline getirildiği ve 7 dönümlük taşınmaz bölümünün miras bırakanları Mehmet'e teslim etmiş olmalarına karşın tapuda takririni vermekten kaçındıklarını ileri sürerek iptal ve tescil isteğinde bulunmuşlardır. Bu açıklamalar karşısında, davacı - davalı Nezime ve arkadaşları miras bırakanları Mehmet'in külli halefi olarak iptal ve tescil istemişlerdir. Dosya arasındaki mirascılık belgesine göre Mehmet'in bir kısım mirascıları davada yer almadığı gibi, davacı olarak gösterilen Esma ve Şükran'ın ayrıca bu kimselerin vekaletnameleri de dosya arasında bulunmamaktadır. Diğer yönden davalı olarak gösterilen Ali 615 parselin kayıt maliki Fatih'in mirascılarından biri olmadığı gibi adı geçenin el atmanın önlenilmesi hakkında davası da bulunmamaktadır. Açıklandığı üzere, davadaki sıfatı anlaşılmadığı gibi diğer davacıların vekiline vekaletname de verilmemiş, hüküm de kendisine tebliğ edilmemiştir. Ayrıca davalı - karşı davanın davacılarından kayıt malikinin mirascılarından Gülen dava tarihinden önce ölmüş olup, ölü kişi aleyhine dava açılamayacağı göz önünde tutularak adı geçen kişinin mirascıları davaya dahil edilmeden uyuşmazlığın sona erdirilmiş olması doğru değildir.
İşin esasına gelince; dava konusu taşınmaz bölümünü kapsayan 675 parselin esası 215 parseldir. 215 parselin kadastro tutanağı dosyada bulunmadığı gibi, tapu kayıt tescil tarihi de tespit edilememiştir. Davacılar-karşı davanın davalıları ortaklık sözleşmesine dayanarak iptal ve tescil isteğinde bulunmuşlardır.
Davacıların miras bırakanı Mehmet'in ortaklık sözleşmesine dayanarak 27.11.1984 tarihinden kayıt malikinin mirascıları Necdet ve arkadaşları aleyhine Hatay - Antakya 1. Asliye Hukuk Mahkemesine açmış olduğu tapu iptali ve tescil davası 23.1.1986 gün 720/460 esas ve karar sayılı hükümle edinme koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesince 22.4.1986 tarihinde onanmak suretiyle karar düzeltme yoluna başvurulmaksızın hüküm kesinleşmiştir.
Davacılar vekili bu kez açmış olduğu dava ile kayıt maliki Fatih'in 25.1.1978 tarihinde vefat ettiğini , tapu kaydının intikal görmediğini, MK.'nun 639/2. maddesi hükmü karşısında hukuki değerini yitirdiğini ileri sürerek iptal ve tescil isteğinde bulunmuşlardır. Yerel bilirkişi ve tanıklar ortaklık sözleşmesi uyarınca davacılar ile miras bırakanlarının dava konusu taşınmaz bölümüne 1960 yılından bu yana zilyed olduklarını anlatmışlar ise de, davacıların yukarıda esas numarası yazılı tapu iptali ve tescil davasının kayıt malikinin mirasçıları karşı koymuş, yapılan yargılama sonunda dava redle sonuçlanmıştır. Yukarıda tarihi ve sayısı yazılı hüküm eldeki bu dava bakımından niza oluşturmuştur. Bir yerin MK'nun 639/2. maddesindeki koşullar altında kazanılabilmesi için diğer koşullar yanında zilyedliğin davasız geçmiş olması gerekir. Somut olayda ; davasızlık unsuru gerçekleşmemiştir. Başka bir anlatımla açılan dava niza oluşturmuş olmaktadır. Bu hükmün kesinleştiği 1986 tarihinden, dava tarihine kadar da kazanma süresi geçmemiştir. Mahkemece yukarıda tarihi ve sayısı yazılı hüküm eldeki bu dava bakımından kesin hüküm sayılarak davanın reddine karar verilmiş olması yukarıda açıklanan gerekçe karşısında doğru olmaktadır. Tüm bu açıklamalara göre davacılar - karşı davanın davalıları Nezime ve arkadaşlarının tapu iptali ve tescil davasının reddine, tapu kaydına dayalı el atmanın önlenilmesine ilişkin karşı davanın kabulüne karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sonuç: Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 11.250.000.- TL onama harcının peşin harçtan mahsubu ile artan 2.250.000.- TL'nin istek halinde temyiz edene iadesine 3.7.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy