(1086 S. K. m. 429)
Dava: Davacı-davalı E. mirasçıları, M. ve müşterekleri, davacı B. ile davalı-davacı Hazine aralarındaki tapu iptali, tescil ve elatmanın önlenmesi davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair M. Asliye Hukuk Hâkimliğinden verilen 20.02.2003 gün ve 268/40 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı-davalı Hazine vekili ile E. mirasçıları vekili taraflarından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı E. mirasçıları ile, diğer davacı B. vekilleri, dava konusu taşınmaz bölümlerinin vekil edenleri adına tapuya tesciline karar verilmesini istemişler, davalı-davacı Hazine vekili dava konusu taşınmaza davalı B. nın elatmanın önlenilmesine ve yapmış olduğu inşaatların yıkımına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davacı E. mirasçılarının davası ile davalı-davacı Hazinenin elatmasının önlenilmesi davasının reddine, diğer davacı B.'nın davasının kabulü ile 1826 parselin tapu kaydının iptali ile B. adına tapuya tesciline karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı E. mirasçıları ile davalı-davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı E. mirasçılarının aynı yer hakkında daha önce açmış olduğu dava reddedilmiş, temyiz istemi ve karar düzeltme istemi dairece reddedilerek suretiyle hüküm kesinleşmiştir. Mahkemece kesinleşen bu durum üzerine yeniden E. mirasçılarının davasının reddine karar verilmiştir. E. mirasçılarının kesinleşmiş bulunan hükmün bu bölümünü temyiz etme yetkileri bulunmamaktadır. Temyiz isteminin bu nedenle reddine,
Davalı-karşı davacı Hazine vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava tescil davası olarak açılmış ise de, davanın açılmasından sonra dava konusu taşınmazın 17.01.1996 tarihinde idari yoldan 1826 parsel numarası ile Hazine adına tapuya tescil edilmiştir. Mahkemece, kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, Hazinenin temyizi üzerine 30.01.2001 günlü bozma ilamında açıklanan nedenlerle araştırma ve inceleme yapılması gereğine işaret edilmek suretiyle bozma sevk edilmiştir. Mahkemece, bozmaya uyulmasına rağmen bozmanın gerekleri yerine getirilmemiştir. Yargıtay bozma ilâmına uyulmakla ilgilileri yönünden usulü kazanılmış hak doğar ve mahkemece bozmada gösterilen esaslar çerçevesinde araştırma ve inceleme yapmak ve hüküm kurma yükümlülüğü doğar. Hiçbir araştırma ve inceleme yapılmadan ve bozma gerekleri yerine getirilmeden yeniden davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Davalı-davacı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün kabule ilişkin bölümünün HUMK. nun 428. maddesi hükmü uyarınca BOZULMASINA, 8.000.000.-lira peşin harcın istek halinde temyiz eden davacı-davalıya iadesine 26.06.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy