(3402 S. K. m. 12)
Dava: Nevzat ve müşterekleri ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair D. Asliye Hukuk Hâkimliğinden verilen 03.12.1992 gün ve 55/386 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine Temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, 3739 ve 3743 parsellerin tapu kayıtlarının iptali ile vekil edenleri adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine Temsilcisi davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi üzerine hüküm davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Tapu kaydına göre dava konusu 3739 parsel, davacıların miras bırakanı Mahmut ile Behice, Sultan ve Safiye adına tapuda kayıtlı bulunmaktadır. Bu parselin Hazine ile ilgisi bulunmamaktadır. Dava sadece Hazineye karşı açılmış olup davacılar vekili 7.10.1991 günlü dilekçesi ile 3739 parselin karar başlığında isimleri açıklanmayan diğer paydaşlarını davaya dahil etmek suretiyle yargılamanın yürütülmesini istemiştir. Dava mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali ve tescil isteği olup davanın kayıt maliklerine, kayıt malikleri ölü ise mirasçılarına karşı açılması gerekir. 3739 parselin diğer paydaşları aleyhine usulüne uygun açılmış bir dava bulunmadığına, dahili dava dilekçesi ile de alınması gerekli dava harçları alınmamış bulunduğuna göre bu parsel yönünden açılmış bir davadan söz edilmesi mümkün değildir. Mahkemece bu husus gözetilmeden 3739 parselin tapu kaydının iptali ile davacılar adına tapuya tesciline karar verilmiş olması doğru değildir.
3743 parsele ilişkin temyiz itirazlarına gelince; 3743 parsele ait kadastro tutanağında dava konusu edilen 3739 parsele uygulanan 228 tahrir numaralı vergi kaydının miktar fazlası olması nedeniyle tutanakta numaraları belirtilen diğer parsellerle birlikte kayıt miktar fazlası olarak 28.10.1986 tarihinde bağ niteliği ile Hazine adına tespit edilmiş, tutanağın beyanlar hanesinde bu yer üzerindeki üzüm kütükleri Mehmet oğlu Mahmut'a aittir. denilmiştir. Davacılar dava konusu parselin miras bırakanları Mahmut'dan intikal ettiğini, tespit tarihinden geriye doğru 20 yıldan fazla süre ile tasarrufta bulunduklarını, miras bırakan Mahmut'un aynı yer hakkında daha önce açmış olduğu tapu iptali ve tescil davasının takip edilmemesi nedeniyle açılmamış sayılmasına karar verildiğini, bu dosya nedeniyle toplanan delillerle iddialarının kanıtlandığını ileri sürerek iptal ve tescil isteğinde bulunmuşlardır. Mahkemece, davacıların miras bırakanı Mahmut'un aynı parsel hakkında açtığı ve takip edilmeme nedeniyle açılmamış sayılmasına karar verilen dosyadaki deliller gözönünde tutularak davanın kabulüne karar verilmiştir. Toplanan deliller ve dosya içeriğine göre bu parsel üzerinde davacıların miras bırakanı Mahmut'un tespit tarihinden geriye doğru 20 yıldan fazla süre ile tasarrufta bulunduğu belirtildiğine göre aşağıda belirtilen husus dışında davalı Hazine temsilcisinin diğer temyiz itirazları yerinde bulunmamaktadır.
Kadastro tutanağında yazılı olduğu üzere dava konusu parsel 228 tahrir numaralı vergi kaydının miktar fazlası olan bir yerdir. Mahkemece vergi kaydı getirtilip uyuşmazlığın çözümünde gözönünde tutulmamıştır. Eksik incelemeye dayanılarak hüküm kurulması bu nedenle doğru görülmemiştir.
Sonuç: Davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün her iki parsel yönünden HUMK.nun 428. maddesi hükmü uyarınca BOZULMASINA, 13.06.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy