(818 S. K. m. 213) (2644 S. K. m. 26) (4721 S. K. m. 706)
Dava: Osman Kaşlı ile M.Ali ve Durmuş Soyupak aralarındaki alacak davasının reddine dair Fethiye 2. Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 18.03.2003 tarih ve 160/124 s. hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca tetkiki davacı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 30.09.2003 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalılar vekili geldi. Tebligata rağmen başka kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içerisinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili 2535 parselin 3000 m2'lik kısmını 25.01.1978 günlü harici-adi senet ile 360.000 TL. karşılığında vekil edeninin satın ve devraldığını, aradan 22 yıl geçmesine rağmen tapuda adına intikal yapılmadığını belirterek ödediği satış bedelinin dava tarihindeki güncelleştirilmiş karşılığı olan 25 milyar liranın faizi ile birlikte davalılardan tahsil edilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı Mehmet Ali Soyupak savunmasında, davanın zaman aşımı sebebi ile reddedilmesi gerektiğini, satış bedelinin kendilerine ödendiğinin kanıtlanmadığını, davanın kabul edilmesi durumunda ise 22 senelik kullanım bedelinin mahsup edilmesini istemiştir. Mahkemece; geçersiz sözleşmeye dayanılarak taşınmaz satışının yapıldığını, tarafların ancak ödediklerini iade edebileceklerini, güncelleştirilmiş tazminatın istenemeyeceğini belirterek dava reddedilmiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Satışa konu 2535 parsel, 30.12.1960 gününde tapulama ile dava dışı üçüncü gerçek kişiler adına tescil edilmiş olup, 12.03.1993 gününde 1/2 si satış yolu ile davalı Mehmet Ali Soyupak adına tescil edilmiş olup halen bu kişi adına tapuda kayıtlıdır.
Tapu sicilinde kayıtlı taşınmaz mal satışının geçerli olabilmesi için BK.nun 213, Tapu Yasasının 26 ve TMK. nun 706. maddeleri uyarınca resmi biçimde yapılması gerekmektedir. Resmi biçimde yapılmamış satışlar mutlak butlan ile batıldır. Bu biçimde düzenlenmeyen senetlere haricen düzenlenmiş senetler denilir. Ancak, 10.07.1940 gün 2/27 s. YİBK.'na göre, Tapu Sicil Muhafızlığı önünde olmaksızın ve yasal şekle uyulmaksızın taşınmaz mal satılıp da bedeli satana ve taşınmaz malda alıcıya teslim edilirse sonradan bunlardan biri ferağından çekindiği takdirde geçerli olmayan bu satış sebebi ile her iki tarafın verdiğini geri almaya hakkı mevcut ve satan aldığı parayı, alan da taşınmaz malı geri vermek borcu ile yükümlüdür. Alıcı, ödediği para iade edilinceye kadar taşınmaz maldan yararlanmaya izinli sayılır. Satış parası kendisine iade edilmeyen taraf, parası iade edilinceye kadar taşınmazı kullanmaya ve semerelerinden de yararlanmaya hakkı vardır. Geçerli bir satış yapılmadığı taktirde alıcı, satıcının verdiği parayı ödemesini bekler, bu ümidi kesildiği veya geçerli satışın yapılmasının imkan dahilinden çıktığı tarih, zamanaşımının başladığı tarihtir. Somut olayda, harici satış 25.01.1978 gününde yapılmış tapu, davalı Mehmet Ali Soyupak'a 12.03.1993 gününde satış sebebi ile geçmiştir. Davacı 11.02.2000 gün 863 yevmiye numaralı noter ihtarnamesi ile tapuda ferağın verilmesi için davalılara ihtarname çekmiş, 10 tarih süre vermiş, bu sürede ihtar yerine getirilmediğinden 04.04.2000 gününde temyize konu davayı açmıştır. Yukarıdaki açıklamalara göre dava da zaman aşımı geçmemiştir. Davalının satış bedelinin ödendiğinin kanıtlanmadığı itirazına gelince; Davalı Mehmet Ali, 16.09.2002 günlü keşifteki ifadesinde taşınmazı davacıya sattığını belirtmiş, 16.11.2000 günlü cevap dilekçesinde ise davacının 22 yıldan beri kira vermeden taşınmazı kullandığını açıklamıştır. Günün olağan hayat akışına göre satış veya kira bedeli ödenmeden taşınmazın başkası tarafından kullanılmasına göz yummak inandırıcı görülmemiştir. Bu sebeple davalı Mehmet Ali Soyupak'ın bu yöndeki itirazı da yerinde bulunmamıştır.
Her ne kadar mahkemece, satış bedelinin güncelleştirici karşılığının bulunması için talimat ile Prof. Dr. Kürşat Ünal'dan rapor alınması yoluna gidilmiş ise de, anılan bu raporu düzenleyen bilirkişinin açık kimliği alınmadığı gibi usule uygun olarak yemini de yaptırılmamıştır. Bundan ayrı, taşınmazın niteliği ve davacının harici satış gününden itibaren kullanımdan elde ettiği yada etmesi gereken miktar mahsup edilmemiştir. Mahkemece yapılacak iş; yeniden yerel, teknik ve uzman bilirkişi marifeti ile taşınmaz başında keşif yapmak taşınmazın niteliği, kullanma süresi ve bu kullanımdan elde ettiği gelir belirlendikten sonra davanın kabulü koşullarının gerçekleşmesi halinde bu değerin yöntemine uygun olarak belirlenecek güncelleştirilmiş değerden mahsup edilmesi, bulunacak miktarın davalılardan alınmasına karar verilmesi gerekirken değişik gerekçeler ile davanın reddine karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle davacı vekilinin yerinde görülen temyiz itirazların kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi hükmü uyarınca BOZULMASINA ve 20.720.000 TL. peşin harcın istem halinde temyiz edene iadesine 30.09.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy