(4721 S. K. m. 705)
Dava: Nuri Küçük ile Hazine Beyobası Köyü Muhtarlığı aralarındaki tescil davasının kabulüne dair Polatlı 1. Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 09.04.2003 tarih ve 100/169 s. hükmün Yargıtay'ca tetkiki davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, dava dilekçesinde mevkii ve sınırları yazılı taşınmazın vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili dava konusu yerin köy mer'ası olduğunu açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Kadastroca nedeni açıklanmaksızın dava konusu taşınmazın 1968 yılında tespit dışı, teknik bilirkişi taşınmazın taşlık olması sebebiyle tespit dışı bırakıldığını bildirmiştir. Davacı vekili imar ihya ve kazanmayı sağlayan zilyedliğe dayanarak tescil isteğinde bulunmuş, yerel bilirkişi ve tanıklar davacının para ve emek sarf etmek suretiyle bu yeri ihya ederek kültür arazisi haline getirdiğini, dava gününe kadar 20 yıldan fazla süre ile tasarrufta bulunduğunu, ziraatçı uzman bilirkişide imar ve ihyası tamamlanmış kültür arazisi olduğunu açıklaması üzerine mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır davalı Hazine vekili taşınmazın köy merası olduğunu savunduğu durumda bu yönden araştırma ve inceleme yapılmamıştır. Bundan ayrı, Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamalarına göre mer'a uyuşmazlıklarında yerel bilirkişi ve tanıkların komşu köyler halkı arasından dinlenilmeleri gerekir. Tanık başka yerden dinlenilmiş ise de, yerel bilirkişi taşınmazın bulunduğu çalışma alanı içerisinde bulunan köy halkı arasından seçilmiştir. Bu yön gözönünde tutularak davacı vekiline ve Hazineye komşu köyler halkı arasında yerel bilirkişi ve tanık göstermeleri için süre tanınması, taşınmazın batısında yer alan 446 ve 447 parsellere uygulanan ve 4753 s. yasa hükümleri uyarınca tesis edilen tapu kayıtları ile toprak komisyonunca düzenlenen belirtmelik ve dayanaklarını, ayrıca taşınmazın bulunduğu yerde tahsisli mer'a kaydı olup olmadığının Köy Hizmetleri İl Müdürlüğünden sorulması, ondan sonra yerel, teknik bilirkişiler aracılığıyla yeniden keşif yapılmasına, yerel bilirkişi ve taraf tanıkları davetiye ile çağırılarak taşınmaz başında dinlenilmeleri, taşınmazın öncesi itibariyle niteliği mer'a olup olmadığının kendilerinden sorulması, komisyonca düzenlenen belirtmelik ve pafta ile mer'a norm kararına göre taşınmazın mer'a olan bir yer olup olmadığının araştırılıp belirlenmesi, ondan sonra uyuşmazlık hakkında hüküm kurulması gerekmektedir.
Sonuç: Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi hükmü uyarınca BOZULMASINA 26.06.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy