(3402 S. K. m. 14) (4721 S. K. m. 713/1)
Dava: Recep ile Hazine ve Ş Ali Köyü Muhtarlığı aralarındaki tescil davasının kabulüne dair A 4. Asliye Hukuk Hâkimliğinden verilen 12.12.2002 gün ve 262/896 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelemesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı Recep vekili, dava dilekçesinde mevki ve sınırları yazılı taşınmazın vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, 85636 m2 yüzölçümündeki taşınmazın davacı adına tapuya tesciline karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, yapılan inceleme ve araştırma hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Dava, tapusuz taşınmazın MK.nun 713/1.maddesi uyarınca tapuya tescili isteğine ilişkindir. Bu tür uyuşmazlıklarda tapuya tesciline karar verilebilmesi için taşınmazın tapuda kayıtlı olmaması gerekir. Taşınmazın tapuda kayıtlı olup olmadığı mahkemece araştırılmamıştır. Bundan ayrı, davada 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesinde belirtilen belgelerden hiçbirisine dayanılmadığına ve satış tarihinden dava tarihine kadar kazanmayı sağlayan bağımsız 20 yıllık süre geçmemiş bulunmadığına göre, aynı çalışma alanı içerisinde davacının satıcısı Mustafa bakımından anılan maddede belirtildiği şekilde tespit ve tescil edilmiş taşınmazlar bulunup bulunmadığının Tapu Sicil ve Kadastro Müdürlüğü'nden, aynı sebebe dayanılarak dava açılıp açılmadığının o yer Mahkemeler Yazı İşleri Müdürlüğü'nden sorulması gerekmektedir.
Kadastro Müdürlüğü'nün cevabi yazısına göre; uyuşmazlık konusu taşınmaz 1950 yılında ekilemez arazi niteliğiyle tespit dışı bırakılmıştır. Davacı vekili, satın alma ve eklemeli kazanmayı sağlayan zilyetliğe dayanarak bu yerin vekil edeni adına tapuya tescil edilmesini istemiştir. Teknik bilirkişi harita ve kadastro mühendisi tarafından ayrı ayrı tarihlerde düzenlenen raporlarda, dava konusu taşınmazın 1947 yılında çekilen hava fotoğraflarına göre, üzerinde ekim ve dikim yapılmadığı bildirilmiş, 1991 yılında çekilen hava fotoğrafları değerlendirmede gözönünde tutulmamıştır.
Taşınmazın niteliğinin belirlenmesi yönünden yapılan incelemede eksiktir. Bir taşınmazın kültür arazisi olarak kullanım süresi ve niteliğinin belirlenmesinde hava fotoğraflarındaki durumunun gözden uzak tutulması gerekir. Geçmiş yıllara ait dosya arasındaki hava fotoğrafları yönünden uzman bilirkişiden alınan rapor yetersizdir. Bu yön gözönünde tutularak Ziraat Fakültesi Toprak Bölümü öğretim üyeleri arasından seçilecek bilirkişi kurulu aracılığıyla dosya arasında bulunan 1947 ve 1991 yıllarına ait hava fotoğraflarından da yararlanmak suretiyle dava konusu taşınmazın niteliği, hangi tarihte kültür arazisi olarak kullanılmaya başladığı, süresinin belirlenmesi, ondan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir.
Sonuç: Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu bakımlardan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA 26.06.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy