(743 S. K. m. 639) (4721 S. K. m. 713) (1086 S. K m. 259)
Dava: Bayram ile Hazine ve Ç Belediye Başkanlığı aralarındaki tescil davasının kabulüne dair K Asliye Hukuk Hâkimliğinden verilen 05.02.2003 gün ve 210/3 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi Hazine ve Ç Belediye Başkanlığı vekilleri tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı Bayram dava dilekçesinde yeri ve sınırları gösterilen 73 m2 yüzölçümündeki taşınmazın adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine ve Belediye vekilleri davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine ve Belediye vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece yapılan inceleme ve araştırma noksandır. Dosya arasındaki bilgi ve belgelere göre nizalı taşınmaz 1998 tarihinde yapılan kadastro çalışmaları sırasında yol olarak tespit dışı bırakılmıştır. Teknik bilirkişi tarafından düzenlenen rapor ve krokide, uyuşmazlık konusu taşınmazın Belediye imar paftasında yol olarak bırakıldığı açıklanmıştır. Keşifte dinlenilen yerel bilirkişi, taşınmazın öncesinin yol olmadığını, davalı Belediyenin keşif tarihinden üç gün önce bu yolu açtığını bildirmiştir. Dava, kazanmayı sağlayan 20 yıllık zilyetlik hukuki nedenine dayalı olarak tapusuz taşınmazın tapuya tescili istemine ilişkindir. Zilyetlik olgusu maddi olaydan olup, diğer deliller yanında tanık anlatımları ile de kanıtlanır.Mahkemece taraf tanıkları dinlenilmeden, yerel bilirkişi sözlerine dayanılarak davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yerel bilirkişinin anlatımlar hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Davacı tanık deliline dayandığına göre, tanık listesi vermesi için süre ve imkan tanınması, göstereceği tanıkların HUMK.nun 259. maddesi uyarınca taşınmaz başında dinlenilerek dava konusu yerin öncesi itibariyle niteliği, halen kimlerin zilyet ve tasarrufunda bulunduğu, davacıya ait bir yer ise, yeterli ve ekonomik amaca uygun zilyetliğinin bulunup bulunmadığının, zilyetliğin sürdürülüş biçimi hakkında bilgilerine başvurulması, dava konusu taşınmaz imar planında yol olarak gösterildiğine göre bu hususun yeniden Belediye Başkanlığından sorulup belirlenmesi, yerel bilirkişi ve tanıklardan dava konusu yerin halen yol olarak kullanılıp kullanılmadığının sorulup açıklattırılması, yol olarak kullanılan bir yer olduğunun anlaşılması halinde taşınmazın davacı adına tescili yerine mülkiyetinin tespitine karar verilmesi ile gerekmektedir. Mahkemece belirtilen esaslar çerçevesinde araştırma ve inceleme yapılıp ondan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hüküm tesis edilmesi gerekir.
Sonuç: Davalı Hazine ve Belediye Başkanlığı vekillerinin temyiz itirazları bu bakımlardan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA ve aşağıda dökümü yazılı Ç Belediye Başkanlığına ait 8.000.000 lira peşin harcın onama harcına mahsubuna 26.06.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy