(4721 S. K. m. 683) (743 S. K. m. 618) (1086 S. K. m. 433)
Dava: Şevki ile Cahit aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair E Sulh Hukuk Hâkimliğinden verilen 19.02.2003 gün ve 62-22 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili ile davalı vekili taraflarından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, vekil edeni adına tespit ve tescil edilen 101 ada 65 parselin devamı olan uyuşmazlık konusu 9 m2 lik yerin, davalıya ait aynı ada 64 parsel içerisinde tespit edildiğini açıklayarak bu yere ait tapu kaydının iptali ile 101 ada 65 parselle birleştirilerek tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmesi üzerine; hükmün kabule ilişkin bölümü davalı, redde ilişkin bölümü davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davalının temyiz dilekçesinin 28.3.2003 tarihinde davacı vekiline tebliğ edilmesi üzerine, davacı vekili HUMK.nun 433. maddesinin 2. fıkrasında belirtilen süre içerisinde 3.4.2003 tarihinde hükmün redde ilişkin bölümünü temyiz etmiştir. Davalı tarafın temyiz dilekçesinin tebliği üzerine davacı vekili on gün içinde vermiş olduğu cevap layıhası ile hükmün redde ilişkin bölümünü temyiz etmiş ve harçları da süresinde ödemiş bulunduğuna göre, davacı vekilinin temyiz isteği süresinde olmaktadır. Davalı vekilinin bu yöne ilişen temyiz itirazları yerinde bulunmamaktadır.
İşin esasına gelince, Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına, aynı yer hakkında davacının daha önce davalı aleyhine açmış olduğu elatmanın önlenilmesi davası, davalının tapu kaydı gözönünde tutularak red edildiğine, davacının incelenmekte olan davada tespitten önceki zilyedliğe dayanarak iptal ve tescil istemiş bulunduğuna, yerel bilirkişi ve tanık sözlerine göre kabulüne karar verilen taşınmaz bölümlerinin davacı, reddine karar verilen bölümün de davalı tarafa ait olduğu, yapmış olduğu binaların saçakları altına isabet ettiği belirlenmiş bulunduğuna göre, yazılı şekilde hüküm kurulmasında herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sonuç: Davacı vekili ile davalının hükme yöneltmiş oldukları temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 3.810.000.-lira peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 4.070.000.-liranın temyiz edenlerden ayrı ayrı alınmasına 10.07.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy