(4721 S. K. m. 713/1)
Dava: Ayşe, dahili davacılar Mustafa ve müşterekleri ile Hazine ve H Köyü Muhtarlığı aralarındaki tescil davasının kabulüne dair A 1.Asliye Hukuk Hâkimliğinden verilen 09.10.2002 gün ve 1569-900 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı Ayşe , dava dilekçesinde yeri ve sınırları gösterilen taşınmazın murisi Hüseyin'e ait mirascılık belgesinde adları geçen tüm mirascılar adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece yapılan inceleme ve araştırma hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Dava, tapusuz taşınmazın zilyetlik hukuki nedenine dayalı olarak tapuya tescili istemine ilişkindir. Zilyetlik olgusu maddi olaylardan olup, tanık anlatımlarıyla kanıtlanır. Davacı, dava dilekçesinde diğer delilleri yanında tanık deliline de dayandığı halde taşınmaz başında yapılan keşifte tanık dinlenilmemiş, yerel bilirkişi anlatımıyla yetinilmiştir. Yerel bilirkişinin sözleri ise kazanmayı sağlayan zilyetlik bakımından hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır.Davacıya tanık listesi vermesi için süre ve imkan tanınması, gösterdiği takdirde davacı tanıklarının, HUMK.nun 259.maddesi hükmü uyarınca taşınmaz başında dinlenilerek dava konusu yerin öncesi itibariyle niteliği, halen kimlerin zilyet ve tasarrufunda bulunduğu hususunda bilgilerine başvurulması, taşınmazın tapuda kayıtlı olup olmadığının Tapu Sicil Müdürlüğünden, Devletçe sulanan arazilerden olup olmadığının DSİ ve Köy Hizmetleri Müdürlüklerinden sorulup araştırılması gerekir. Kadastro Müdürlüğünün dosya arasındaki yazısına göre; taşınmaz 1999'da yapılan kadastro çalışmaları sırasında dere yatağı ve yol boşluğu olarak tespit dışı bırakılmıştır. Taşınmazın dere yatağı niteliğinde olup olmadığı hususunda uzman jeolog bilirkişiden görüş alınması gerekir. Dosya arasındaki bilgi ve belgelere, göre yerel ilanların K Belediyesince yapıldığı anlaşılmaktadır. Taşınmazın K Belediyesi sınırlarımı, yoksa H Köyü sınırları içerisinde mi kalıp kalmadığının, H Köyü ile K Belediyesinin aynı yerler olup olmadığının yöntemine uygun şekilde araştırılıp belirlenmesi, taşınmazın K Belediyesi sınırları içerisinde kaldığının anlaşılması halinde davanın ilgisi bakımından adı geçen belediyeye yöneltilmesi, gösterdiği takdirde delillerinin toplanması gerekir. Kabule göre de; davalı Hazinenin harçtan muaf olduğundan söz edilerek harç tahsiline yer olmadığına karar verilmiş olması yanlıştır. Dava TMK.nun 713/1.maddesine dayalı tapusuz taşınmazın tapuya bağlanması istemine ilişkindir. Bu tür davaların başarıya ulaşması halinde geriye kalan harcın davacıdan alınmasına karar verilmesi gerekir.
Sonuç: Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu bakımlardan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA 30.06.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy