(4721 S. K. m. 683) (3402 S. K. m. 16)
Dava: Davacı-karşı davalı İsmail ile davalı-karşı davacı D Köyü Muhtarlığı aralarındaki tapu iptali, tescil, elatmanın önlenmesi ve kâl davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair B. 1.Asliye Hukuk Hâkimliğinden verilen 23.01.2003 gün ve 10-32 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı-karşı davalı İsmail vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı-karşı davalı İsmail vekili, 134 mer'a parseline ait sınırlandırmanın kısmen iptali ile vekil edeni adına tapuya tesciline,
Davalı-karşı davacı D. Köyü vekili tapu iptali ve tescil davasının reddine, davacı İsmail'in dava konusu taşınmaza elatmasının önlenilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davacı-davalı İsmail'in tapu iptali ve tescil davasının reddine, köyün açmış olduğu karşı davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı-karşı davalı İsmail vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Kadastro tutanağı olmamakla beraber 134 parsel köy orta malı mer'a olarak sınırlandırılan bir yerdir. Dava konusu taşınmaz bölümünü kapsayan 134 hektar yüzölçümündeki 134 parsel B Kadastro Mahkemesi'nin 16.10.1985 gün ve 10/4 esas ve karar sayılı kesinleşmiş hükmüne dayanılarak 60270 m2 yere ait sınırlandırmanın iptali ile orman olarak tespitine karar verilmiştir. Taşınmazın geriye kalan bölümü mer'a olarak bırakılmıştır.Mer'aların mülkiyeti Hazineye ait olup, yararlanma hakkı ilgili köy veya kasaba tüzel kişiliğine aittir. Bu tür uyuşmazlıklarda davanın öncelikle mülkiyet hakkı sahibi olan Hazineye yöneltilmesi gerekir. Hazineye dava yöneltilmeden uyuşmazlığın içine girilip yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru değil ise de, davacı İsmail'in açtığı tapu iptali ve tescil davasının kanıtlanmamış olması nedeniyle reddine karar verilmiş olup sonucu itibariyle doğru görüldüğünden bu yön ayrıca bozma sebebi yapılmamıştır.
İşin esasına gelince, davacı vekili, kazanmayı sağlayan 70 yıllık zilyetliğe dayanarak iptal ve tescil isteğinde bulunmuştur. Bu tür iddiaların Hazineye karşı kanıtlanması gerekir. Davacı vekilinin 19.06.2001 günlü yargılama oturumunda verilen kesin süreye rağmen ara kararı gereğini yerine getirmemesi nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Paftaya göre dava konusu taşınmaz bölümü mera parselinin içinde ve ortasında kalan bir yerdir. Mahkemece toplanan deliller ve dosya içeriğine göre, davacı İsmail'in sınırlandırmanın iptal ve tescili için açmış olduğu davanın reddine, köy tüzel kişiliğinin açmış olduğu elatmanın önlenilmesi davasının kabulüne karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sonuç: Davacı-karşı davalı İsmail vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan hükmün onanmasına ve aşağıda dökümü yazılı 7.880.000 lira onama harcının peşin harçtan mahsubu ile artan 23.120.000 liranın istek halinde temyiz edene iadesine 30.06.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy