(2863 S. K. m. 1)
Dava: Nihat Karabıyık ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair Gökçeada Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 26.11.2002 gün ve 55-127 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, 278 ada 11 ve 272 ada 97 parsellerin 1996 yılında Panayot Kamburel tarafından vekil edenine satılıp devredildiğini, kadastro çalışmaları sırasında Hazine adına tespit edildiğini, tespitten önceki kazanmayı sağlayan eklemeli 20 yıldan fazla zilyetlik nedeniyle tapu kayıtlarının iptali ile vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesiyle 11 parselin teknik bilirkişi tarafından düzenlenen 25.11.2002 günlü krokide B harfi ile gösterilen 1345 m2. bölüm ile 97 parsel hakkındaki davanın kabulüne, 11 parselin A harfi ile gösterilen bölüm hakkındaki davanın reddine karar verilmesi üzerine hükmün kabule ilişkin bölümleri davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu parsellere ait kadastro tutanaklarında kimin zilyetliğinde olunduğunun bilinmemesi, belge ibraz edilmemesi ve Edirne Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu tarafından gönderilen 1/25000 ölçekli sit haritasının uygulanması sonucu doğal sit alanında kaldığı açıklanarak Hazine adına tespit edilmiş, tutanağın beyanlar hanesinde birinci derece doğal sit alanında kalmaktadır. şerhi verilmiştir. Vakıflar Genel Müdürlüğünün süresinde 11 parsel hakkında Gökçeada Kadastro Mahkemesine açtığı 1997/530, 97 parsel hakkında açılan 1998/335 esas numaralı kadastro tespitine itiraz davaları sonunda her iki davanın reddine, dava konusu parsellerin tespit gibi Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş ve hükmen Hazine adına tescil edilmişlerdir.
Davacı vekili tespitten önceki sebebe dayanarak iptal ve tescil isteğinde bulunmuştur. Yerel bilirkişi ve tanıklar davacı ve satıcısının zilyetliğinden haber vermeleri üzerine Mahkemece, yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
Yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Az öncede açıklandığı üzere her iki parsele ait kadastro tutanaklarında taşınmazların doğal sit alanı içinde kaldığı açıklandığı halde mahkemece, bu husus üzerinde durulmamıştır. Bundan ayrı ziraatçı uzman bilirkişi dava konusu parseller dışında kalan parseller üzerinde yaptığı incelemeye dayanarak rapor düzenlemiştir. Raporda üzerinde inceleme yapılan parseller ile dava konusu parsellerin ilgisi bulunmamaktadır. Mahkemece, bu rapor esas alınmak suretiyle hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir. 2863 sayılı Kanun hükümleri gözönünde tutularak bu yere ait Koruma Kurulu kararı ve haritasının Edirne Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulundan 278 ada 11 parselin sınırında yer alan 4 ve 12, 272 ada 97 parselin çevresinde bulunan 94,95 ve 100 parsellere ait kadastro tutanakları ile dayanak belgelerin getirtilip dosya arasına konulması, ondan sonra yerel, teknik, ziraatçı ve arkeolog bilirkişiler aracılığıyla her iki parselin bulunduğu yerde keşif yapılması, yukarıda belirtilen esaslar çerçevesinde araştırma ve inceleme yapılması, uzman bilirkişilerden gerekçeli rapor alınması, ondan sonra uyuşmazlık hakkında hüküm kurulması gerekmektedir.
Sonuç: Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün, HUMK. nun 428. maddesi hükmü uyarınca BOZULMASINA, 23.09.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy