(4721 S. K. m. 683)
Dava: Hasan ile Mehret, İzzet ve Necati aralarındaki elatmanın önlenmesi davasının kabulüne ve tazminat davasının kısmen kabulüne dair K 1. Asliye Hukuk Hâkimliğinden verilen 21.11.2002 gün ve 182/536 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı ve davalılar vekilleri taraflarından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı Hasan vekili, uyuşmazlık konusu taşınmazların tarafların ortak murisi olan babalarından kaldığını, davalıların vekil edeninin bu yerden yararlanmasına engel olduklarını ileri sürerek elatmalarının önlenilmesine ve 1998 yılına ait fındık mahsulünden hissesine isabet eden 410.000.000.-TL'nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar, davacının bu yerden istifade etmesine engel olmadıklarını, 1998 yılına ait fındık bedelini de tarafların annesi olan Hatice'nin aldığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi üzerine hükmün esası davalılar vekili, bedele ilişkin bölümü ise davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Nizalı taşınmazların ( fındık bahçelerinin ) öncesinin tarafların murisi babalarına ait olduğu hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık davalıların davacının bu yerlerden istifade etmesine engel olup olmadıkları noktasında toplanmaktadır. Nizalı taşınmazlar başında yapılan keşifte dinlenilen yerel bilirkişi ve tanıklar, taşınmazlar üzerindeki fındıkların davacı, davacının eşi ve davalılar tarafından birlikte toplanıldığını, halen bu şekilde kullanılmaya devam edildiğini, davalıların davacının nizalı taşınmazları kullanmasına ve üzerindeki fındıkları toplamasına engel olduklarını görmediklerini ve duymadıklarını, 1998 yılında taşınmazlar üzerindeki fındıkların yine davacı ile davalılar tarafından birlikte toplandığını, toplanan fındıkların ise tarafların annesi olan Hatice tarafından satılıp parasının da Hatice tarafından alındığını açıklamışlardır.
Toplanan delillere, taşınmaz başında yapılan keşifte dinlenilen yerel bilirkişi ve tanık anlatımlarına, özellikle tarafların annesi Hatice'nin beyanına göre; davalıların davacının bu yerden istifade etmesine engel olmadıkları anlaşılmaktadır.
Bu açıklamalar karşısında davalıların, davacının yararlanmasına karşı koydukları kanıtlanmamıştır. Davanın bu nedenle reddine karar verilmesi gerekir iken yazılı gerekçeyle kabulüne karar verilmiş olması doğru değildir.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne, yerel mahkeme hükmünün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 7.880.000.-lira peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine ve 10.100.000.-lira peşin harcın istek halinde temyiz eden davalılara iadesine 10.07.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy