(4721 S. K. m. 713/1) (743 S. K. m. 639/1)
Dava: Abdullah A. ve Mustafa A. ile Hazine ve E... Köyü Muhtarlığı aralarındaki tescil davasının kabulüne dair Yüksekova Asliye Hukuk Hâkimliğinden verilen 11.09.2002 gün ve 17/136 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar, dava dilekçesinde mevkii ve sınırları yazılı taşınmaz bölümlerinin miras, taksim ve kazanmayı sağlayan zilyetlik nedeniyle adlarına tapuya tesciline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı Hazine temsilcisi, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına, dava konusu taşınmazların dava tarihine kadar davacılar ve miras bırakan annesi tarafından 20 yıldan fazla süre ile koşullarına uygun olarak kullanıldığı, Hazinenin savunmasında ileri sürmüş olduğu tapu kaydının bu yere ait olmadığı yerel bilirkişi ve tanıklar tarafından ifade edildiğine göre aşağıda belirtilen hususlar dışında davalı Hazine temsilcisinin diğer temyiz itirazları yerinde bulunmamaktadır.
Dava konusu taşınmaz bölümleri, E... Belediyesi sınırları içinde bulunan yerlerdir. Tapusuz taşınmazların MK.nun eski 639/1, yeni 713/1. maddesi hükümleri uyarınca tescili istenildiğine göre aynı maddenin 3. fıkrası hükmü gözönünde tutularak davanın ilgisi yönünden E... Belediye tüzel kişiliğine yöneltilmesi gerekirken köy tüzel kişiliğine karşı davanın yürütülmüş olması doğru değildir. E... Köyü Belediye teşkilatına dönüştürülmüş bulunduğuna göre köyün tüzel kişiliği son bulmuş olmaktadır. Davanın E... Belediye Başkanlığına yöneltilmesi, yargılamaya geldiği takdirde savunma ve delillerinin sorulması, yerel ve gazete ilanlarının yenilenmesi, ilan tarihinden itibaren 3 aylık sürenin dolmasının beklenilmesi, ondan sonra uyuşmazlık hakkında hüküm kurulması gerekmektedir. Kabul şekline göre de Hazinenin harçtan muaf olduğu gerekçesiyle peşin yatırılan harcın istek halinde davacılara iadesine karar verilmiş olması da doğru değildir. Bu tür davalarda davacı taraf peşin alınan ve alınması gerekli bakiye harçtan sorumludur. Hüküm bu bakımdan da kanuna aykırı olarak tesis edilmiştir.
Sonuç: Davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi hükmü uyarınca BOZULMASINA 10.07.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy