(1086 S. K. m. 92, 95)
Dava: Ali ile Sultan ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair U Asliye Hukuk Hâkimliğinden verilen 30.01.2003 gün ve 127/14 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalılardan Ömer ve Sultan vekili ile davacı Ali vekili taraflarından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı Ali, 1/8 oranında maliki bulunduğu ve adına tapuda kayıtlı bulunan 165 ada 3 parselin diğer paydaşlarının adına kayıtlı bulunan paylara ilişkin tapu kayıtlarının iptali ile adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Sultan, taşınmazı davacıya satmaktan vazgeçtiğini açıklayarak davanın reddine, davalı Ömer 29.02.1996 günlü yargılama oturumunda davayı kabul ettiğini bildirmiş, daha sonra açtığı ve birleştirilen karşılık dava ile 165 ada 3 parsel kapsamında kalan 441 m2 yere ait tapu kaydının satın alma nedeniyle iptali ve adına tescilini istemiştir.
Mahkemece, davacı Ali 'nin davasının kabulüne ilişkin önceki hükmün onanıp kesinleştiğini, bu nedenle Ali nin davası yönünden hüküm kurulmasına yer olmadığına, davalı-karşı davacı Ömer 'in davasının reddine karar verilmesi üzerine hüküm davacı Ali vekili ile davalı-karşı davacı Ömer vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu payları kapsayan 165 ada 3 parsele ait kadastro tutanağında, senetsizden 1/8 payı davacı Ali, 2/8 payı davalı Sultan, 1/8 payı Ömer ,diğer paylarda diğer davalı paydaşlar adına tapuya tescil edilmiştir.
Davacı, dava konusu taşınmazın 30.05.1995 günlü belge ile satın ve devraldığını, kadastro çalışmaları sırasında yanlışlıkla davalılar adına tespit edildiğini açıklayarak, davalıların paylarına ait tapu kayıtlarının iptal ve tescilini istemiş, yargılama oturumlarına katılan davalı Ömer 29.02.1996 tarihinde davayı kabul ettiğini bildirmiş, 02.01.2000 tarihinde açmış olduğu karşılık dava ile 165 ada 3 parsel kapsamında kalan 441 m2 yere ait kaydın iptal ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve dosya içeriği gözönünde tutularak 08.02.2001 gün, 14/6 esas ve karar sayılı hükümle 441,61 m2 dışında kalan 1636,63 m2 yerin tapu kaydının iptali ile davacı Ali adına tapuya tesciline, fazlaya ilişkin isteğinin reddine, 441,62 m2 yerin davalı-karşı davacı Ömer adına iptal ve tesciline karar verilmiş hükmün davacı Ali Osman vekili tarafından temyizi üzerine 05.03.2002 tarihinde Yargıtay 8.Hukuk Dairesince onanmış, karar düzeltme isteği üzerine yapılan inceleme sonunda davalı-karşı davacı Ömer'in karşılık davanın açılmasından önce yargılama oturumunda tutanağa geçen kabul beyanı gözönünde tutularak taşınmazın tümünün davacı Ali Osman adına tapuya tesciline, davalı-karşı davacı Ömer'in davasının reddine karar verilmesi gereğine işaret edilmek suretiyle bozma sevkedilmiştir.
Az öncede açıklandığı üzere; davalı-karşı davacı Ömer , karşılık davanın açılması tarihinden önce davayı kabul ettiğini bildirmiştir. HUMK.nun 92.maddesi hükmüne göre kabul karşı tarafın netice-i talebine muvafakat etmesidir. Aynı kanunun 95.maddesi hükmüne göre, kabul kesin bir hükmün hukuki neticelerini hasıl eder. Uyulan Yargıtay bozması uyarınca, davalı-karşı davacı Ömer'in kabul beyanı gözönünde tutularak açmış olduğu kısmi iptal ve tescil davasının reddine karar verilmesinde kanuna aykırı herhangi bir yön bulunmamaktadır. Davalı-karşı davacı Ömer vekilinin hükmün bu bölümüne ilişen temyiz itirazlarının reddi ile karşılık davaya ait hüküm bölümünün ONANMASINA,
Davacı Ali Osman'ın temyiz itirazlarına gelince: Mahkemece bozma kararına uyulmuş olmasına rağmen bozma çerçevesinde hüküm tesis edilmemiştir. Bozmada açıkça 165 ada 3 parselin tümüne ait tapu kaydının iptali ile davacı Ali Osman adına tapuya tesciline karar verilmesi gereğine işaret edilmiştir. Karar düzeltme üzerine sevkedilen bozma kararına uyulmuş olup, önceki hüküm bu nedenle kesinleşmemiştir. Uyulan bozma uyarınca parselin tümünün tapu kaydının iptali ile davacı Ali Osman adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken 08.02.2001 günlü hükmün kesinleştiğinden söz edilerek bu konuda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Davacı Ali Osman vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA ve aşağıda dökümü yazılı davalılara ait 7.880.000 lira peşin harcın onama harcına mahsubuna ve 7.880.000 lira peşin harcında istek halinde A.Osman'a iadesine 04.07.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy