(4721 S. K. m. 713) (3402 S. K. m. 14, 17)
Dava: Mehmet Öztürk ile Hazine ve Gökler Köyü Muhtarlığı aralarındaki tescil davasının kabulüne dair Ayaş Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 26.09.2002 gün ve 62/175 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı dava dilekçesinde mevkii ve sınırlarını açıkladığı taşınmazın adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, dava konusu taşınmazın taşlık, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı Köy Muhtarlığı yargılama oturumlarına katılmamıştır.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile imar ve ihya hukuksal nedenlerine dayalı TMK. nun 713/1 ve 3402 sayılı Kanunun 14 ve 17. maddeleri gereğince açılan tescil davasıdır.
Daha önce yapılan iki bozmada, uyuşmazlık konusu taşınmazın İl İdare Kurulunca Katı Atık Alanı olarak tahsis edilen taşınmazlara ilişkin düzenlenen kroki kapsamında kalıp kalmadığı ve bu amaçla tahsis edilen yerlerden olup olmadığı konularında inceleme ve araştırma yapılmasına işaret edildiği ve bozma ilamlarına uyulduğu halde, mahkemece bozma gereklerinin yerine getirilmediği anlaşılmıştır.
Somut olayda; değinilen tahsis işlemi ile ilgili araştırma kamu düzenine ilişkin olup mahkemece re'sen gözetilmesi gereken hukuki olgulardandır. Bir yerin imar ve ihya ile tescilinin istenebilmesi için 3402 sayılı Kanunun 17. maddesinde belirtilen tüm olumlu ve olumsuz koşulların araştırılması ve davacı yararına kazanma koşullarının gerçekleşmiş olması gerekir. Öte yandan ihya edilecek taşınmaz orman sayılmayan ve kamu hizmetine tahsis edilmeyen yerlerden olmalıdır. Bozmalardan sonra Ayaş Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2001/206 ve 207 esas sayılı dosyalar üzerinden İl İdare Kurulundan tahsis ile ilgili bilgi istenildiği, anılan kurulun karşı yazılarında Gökler köyü Çadırtepe mevkiinde bulunan taşınmazlar için verilen tahsis kararından sonra yürütülecek işlemlerde İl İdare Kurulunun bir yetki ve görevinin bulunmadığı, bu hususun Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığından sorulması gerektiği açıklanmış ve anılan Belediye Başkanlığı, Emlak Kamulaştırma Daire Başkanlığı-Kamulaştırma Şube Müdürlüğünün 30.6.1997 tarih ve 06.BBB.09.03.TM.1/97-1464-2873-4390 sayılı Katı Atık Alanı hakkındaki yazılarında, Ayaş, Gökler Köyü tapulamasının 1970 nolu parselinden 2050 nolu parseline kadar olan tüm taşınmazların kamulaştırılmasından vazgeçildiği ve tapularına konulan kamulaştırma şerhinin kaldırıldığı ifade edilmiştir. Görüldüğü gibi tahsis sonucu kamulaştırılan bu taşınmazların tümü tapulu taşınmazlardır. Oysa dava konusu taşınmaz ise tapulama sırasında taşlık niteliği ile tespit dışı bırakılan tapusuz bir yerdir. Belediyeden gelen yazıların kapsamlarına bakılmak suretiyle uyuşmazlık konusu yerin kamu hizmetine tahsis edilmeyen yerlerden olduğu sonucuna varılamaz.
Dosyaya sunulan Ankara İl İdare Kurulu'nun 7.9.1993 gün ve 1433-83222-4/K-141 sayılı kararları ile Ayaş İlçesi, Gökler köyü Çadırtepe mevkiinde bulunan taşınmazların Katı Atık Alanı olarak tahsis edildiğinin açıklandığı ve 1/5000 ölçekli haritanın düzenlendiği bildirilmiştir. Bu harita, dayanağı koordinat cetveli ve sınırları gösteren belgeler getirtilip yerel ve teknik bilirkişiler aracılığıyla keşifte uygulanmadığı gibi, teknik bilirkişilerin raporlarında da, taşınmazın tahsis edilen taşınmazların içinde veya dışında kaldığı yönünde bir açıklamada yer almamaktadır. Bundan ayrı köy aynı olmakla beraber tahsis edilen yerler ile dava konusu taşınmazın bulunduğu mevkii farklılığı üzerinde de durulmamıştır. Öte yandan teknik bilirkişi ve bazı tanıklar taşınmazın taşlık olduğunu ifade etmişlerdir. Bu husus Hazinenin savunmasını da doğrulamaktadır. Bu nedenle saptanan bu hukuki ve somut olgular karşısında; İl İdare Kurulunun kararında açıklanan 1/5000 ölçekli harita, Katı Atık Alanı sınırlarını gösteren belgeler ve harita dayanağı belgeler ile uyuşmazlık konusu taşınmazın bulunduğu bölgede tapulamanın (kadastronun) yapıldığı tarihten öncesine ve sonrasına ait bölgenin topografik haritaları ile hava fotoğrafları bulundukları yerlerden getirtilerek dosya arasına konulması ondan sonra yeniden keşif yapılmak suretiyle bunların keşifte uzmanlık alanlarına göre teknik bilirkişi, jeolog (jeoloji veya jeofizik mühendisi) vasıtasıyla zemine uygulanmasına çalışılması, ayrıca bir ziraat mühendisinin refakate alınması, taşınmazın Katı Atık Alanı tahsisine ilişkin İl İdare Kurulunca hazırlanan haritanın kapsamında kalıp kalmadığı veya neresinde kaldığının saptanması, bunun kroki üzerinde işaretlenmesinin sağlanması, taşınmazın hakim vasfının taşlık olup olmadığının oranlama yapılmak suretiyle uzman bilirkişilerce belirlenmesine çalışılması, mahkemece tahsise konu taşınmazlar ile dava konusu taşınmazın bulunduğu mevkii farklılıkları üzerinde durulması, taşınmazın niteliğinin açıklığa kavuşturulması tahsis kapsamında kalan yerler ile dava konusu yerin farklı olduğunun anlaşılması halinde gerek görülürse bölgenin birleşik paftası üzerinde de gösterilmesinin düşünülmesi ve tüm bilirkişilerden aydınlatıcı, denetime açık gerekçeli rapor ve krokilerin alınması, ondan sonra toplanacak deliller çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme sonucu hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görüldüğünden kabulü ile yerel mahkeme hükmünün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 21.02.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy