(3402 S. K. m. 17) (743 S. K. m. 639/1) (4721 S. K. m. 713/1)
Dava: Bayram ve müşterekleri ile Hazine ve Y Belediye Başkanlığı aralarındaki tescil davasının reddine dair A 4. Asliye Hukuk Hâkimliğinden verilen 14.03.2003 gün ve 902/222 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, dava dilekçesinde mevkii ve sınırları yazılı taşınmaz bölümlerinin imar- ihya ve kazanmayı sağlayan 50 yıllık zilyetlik nedeniyle vekil edenleri adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, davacıların davasının reddine, dava konusu taşınmazların Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davacı gerçek kişilerin tescil isteğinin reddine, teknik bilirkişiler tarafından düzenlenen 11.11.2001 günlü krokili raporda A1 harfi ile gösterilen 27.327 m2'lik yerin Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı gerçek kişilerin vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 17. ve TMK.nun eski 639/1. yeni 713/1. maddelerine dayalı tescil isteğine ilişkindir. Bir yerin tapuya tesciline karar verilmesi için anılan maddelerdeki koşulların istekte bulunan kişi yararına gerçekleşmiş olması gerekir. Dava konusu taşınmaz 1956 yılında çay yatağı niteliği ile tespit dışı bırakılmıştır. Yerel bilirkişi ve tanıklar tescili istenilen yerlerin dava tarihinden 10 yıl kadar önce davacı tarafından dozerle düzeltilmek suretiyle ihyasının yapıldığı ve o tarihten bu yana tasarruf edildiğini bildirmişler, ormancı ve teknik bilirkişinin birlikte düzenledikleri 11.11.2001 günlü raporda A1 ve B1 bölümlerinin çay yatağından elde edildiği, A2 ve B2 ile gösterilen bölümlerinde kesinleşmiş orman sınırlandırma hattının içerisinde kaldığı, ziraatçı uzman bilirkişide A ve B harfi ile gösterilen bölümlerin 1 ile 5 yıldan bu yana sürüldüğünü, imar ve ihya olgusunun tamamlanmadığını bildirmiştir.
Toplanan deliller ve dosya içeriğine göre, kazanmaya ilişkin MK.nun 713/1. ve Kadastro Kanununun 17. maddesindeki koşullar oluşmamıştır. Mahkemece, bu gerekçe ile davacı gerçek kişilerin davasının reddine karar verilmesinde kanuna aykırı bir yön bulunmamaktadır.
Taşınmazların Hazine adına tescili isteğine gelince;
Davalı Hazine vekili, davacı gerçek kişilerin tescil isteğine karşı koymakla birlikte yargılama aşamasında bu yerlerin Hazine adına tescilini istemiştir. TMK.nun 713/6. fıkrasında "davalılar ve itiraz edenler aynı davada kendi adlarına tesciline karar verilmesini isteyebilirler" hükmü yer almaktadır. Davacılar yararına kazanma koşulları oluşmadığına göre, toprağın esas sahibi olan Hazinenin bu yerleri adına tescilini istemekte hukuki yararı bulunmaktadır. Mahkemece, anılan bu hüküm nazara alınarak bir kıt'a taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmiş olması kanuna uygun olmaktadır.
Sonuç: Davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 7.880.000.-lira peşin harcın onama harcına mahsubuna 22.09.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy