(1086 S. K. m. 237) (4721 S. K. m. 713)
Z.D. ile Hazine ve O. Köyü Muhtarlığı aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Gaziantep 2. Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 30.12.2002 gün ve 297/1067 sayılı hükmün Yargıtay' ca incelenmesi Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Davacı vekili, kazanmayı sağlayan 30-40 yıllık zilyedlik nedeniyle 113 ada 220 parselin tapu kaydının iptali ile vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiş, 18.09.2001 günlü yargılama oturumunda 7 dönümlük bölüm hakkında istekte bulunduklarını açıklamıştır.
Davalı Hazine vekili davacının aynı yer hakkında daha önce açmış olduğu tapu-iptali ve tescil davasının Gaziantep 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 06.06.2000 gün ve 139 / 434 esas ve karar sayılı hükmü ile reddedildiğini, kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Dava konusu parsel davalı Hazine adına tapuda kayıtlıdır. Davanın kayıt malikine yöneltilmesi yeterli olup ayrıca taşınmazla ve kayıtla ilgisi bulunmayan köy tüzel kişiliğinin dava edilmesi doğru değil ise de, bu yön temyiz edilmediği için bozma sebebi yapılmamıştır.
İşin esasına gelince; Davacı 30-40 yıllık kazanmayı sağlayan zilyedlik nedeniyle tescil isteğinde bulunmuştur. Hazinenin savunmasında geçen yukarıda esas numarası yazılı dava dosyasında şimdiki davacı Z.D.nin Hazine aleyhine açmış olduğu tescile itiraz davasında iş bu dava dosyasının tescil dosyası ile birleştirilmesine ve tescil talebinin reddine karar verilmesini istemiştir. Birleştirme yönünde esas numarası belirtilen herhangi bir dosya bulunmamaktadır. Ayrıca, dava konusu parselin tapu kaydının iptal ve tescili de istenilmemiştir. Mahkemece yukarıda tarihi ve sayısı yazılı hükümle yanlış açılan ve tescil isteği içermeyen davanın reddine karar verilmiştir. Bu hüküm şeklen HUMK. nun 237. maddesi hükmü uyarınca kesin hüküm teşkil etmekte ise de davacının tescil isteği bulunmaması ve uyuşmazlığın esası hakkında hüküm kurulmamış olması nedeniyle kesin hüküm oluşturmamaktadır. Davalı Hazine temsilcisinin kesin hükme ilişen savunma ve temyiz itirazları bu nedenle yerinde değildir.
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre dava konusu bölümün davacı ve miras bırakanı tarafından tespit tarihinden geriye doğru 20 yıldan fazla süre ile bağ olarak kullanıldığı ve tasarruf ta bulunulduğu belirlenmiş olduğuna göre davanın kabulüne karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.
Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA 2588 sayılı Kanunla eklenen 492 sayılı Harçlar Kanununun 13/j maddesi uyarınca hazineden harç alınmasına mahal olmadığı 15.9.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy