(3402 S. K. m. 13, 16) (4721 S. K. m. 640, 713)
R...., T.... ve T..... ile Hazine ve ... Köyü Muhtarlığı aralarındaki tescil davasının kabulüne dair Anamur Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 31.01.2003 gün ve 35/9 sayılı hükmün Yargıtay' ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Davacılar, dava dilekçesinde mevkii ve hudutlarını yazdıkları kadastro tespiti sırasında tespit harici bırakılan bir parça taşınmazın adlarına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
Davalı Hazine vekili, davanın reddini savunmuş, köy adına davaya cevap verilmemiştir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hükmü, Hazine vekili temyiz etmiştir.
Dava konusu taşınmazın paftasında boşluk niteliğinde bu tür yerlerin kazanılabilmesi için 3402 sayılı Kanunun 16/ A maddesinde açıklanan kamu hizmetinde kullanılan hizmet köy orta mallarından olmaması gerekir. Taşınmazın Hazineye ait köy boşluğu mu, yoksa 3402 sayılı Kanunun 16/A maddesinde yazılı kamu hizmetinde kullanılan boşluk cinsinden bir yer mi olup olmadığı hususunun usulüne uygun bir şekilde araştırılması gerekir. Zira, Hazineye ait köy boşluğunun olağanüstü kazandırıcı zamanaşımıyla iktisabının mümkün olmasına karşın, kamu malı niteliğindeki köy orta malı olan 3402 sayılı Kanunun 16/A maddesinde yazılı boşluğun ise iktisabı mümkün değildir.Dava konusu taşınmazın çevresinde bulunan taşınmazların varsa tutanakları ve dayanakları belgeler de getirtilip mahallinde uygulanmamış, taşınmazın niteliği net bir biçimde belirlenmemiştir. Bu araştırma yapılmadan verilen hüküm eksik incelemeye dayanmaktadır.
Dava konusu taşınmazın mahallinde yapılan keşif sırasında dinlenen bilirkişi ve tanık ifadelerinden anlaşılacağı üzere babalarından kalmış olup, kendilerinin dışında Yaşar isimli bir kardeşlerinin de bulunduğu anlaşılmıştır. Bu durumda, davacıların babası 1985 yılında öldüğüne, taksimden de söz edilmediğine göre tereke elbirliğiyle mülkiyet hükümlerine tabi bulunduğundan davada yer almayan diğer mirasçıların usulüne uygun bir biçimde muvafakatları alınmak suretiyle davaya katılmalarının sağlanması veya TMK.nun 640. maddesi uyarınca miras ortaklığına bir temsilci atanarak onun huzuruyla yargılamaya devam edilmesi, dava şartı yerine getirildikten sonra uyuşmazlığın esasının incelenmesi gerekir. Bu husus yerine getirilmeden hüküm kurulması kanuna aykırıdır.
Ayrıca, TMK.nun 713/4. maddesine göre; davanın konusu olan taşınmazla ilgili ilanların gazete ile bir defa ve taşınmazın bulunduğu yerde en az üç defa ilan olunması gerekir. Mahkemece, mahallinde ilan yaptırılmış, ancak gazete ilanı usulüne uygun bir biçimde yapılmamıştır. Yapılan ilan ilk duruşma günü verilen ara kararına ilişkin bir ilandır. Taşınmazın mevki ve hudutların! içermediği gibi, TMK.nun 713/5. maddesindeki müeyyideleri içeren bir ilan da değildir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi hükmü uyarınca BOZULMASINA 09.10.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy