(818 S.K. m.32)
Dava: Turhan Şahin ile Zühra Tennur Özçelik ve Ahmet Berent Özçelik aralarındaki tapu iptali, tescil ve tazminat davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair Ula Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 06.02.2003 gün ve 17/17 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili ile duruşmasız olarak incelenmesi ise; davalılar vekili taraflarından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 28.10.2003 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davacı Turhan Şahin bizzat ve vekili Avukat Şükrü Caner geldi. Tebligata rağmen başka kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı Turhan Şahin vekili, 716 parsel sayılı taşınmazdaki davalı Zühra Tennur Özçelik'in payının iptali ile vekil edeni adına tapuya tesciline, bu isteği kabul edilmezse 40 Milyar TL. satış bedelinin davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar Zühra Tennur Özçelik vekili ve Ahmet Berent Özçelik vekilleri davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, tapu iptali ve tescil davasının esastan reddine, davalı Zühra Tennur Özçelik hakkındaki davanın taraf sıfatı yokluğundan reddine, davalı Ahmet Berent Özçelik hakkındaki tazminat davasının kabulüne karar verilmesi üzerine; hükmün, redde ilişkin bölümü davacı vekili, kabule ilişkin bölümü davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu 716 parsel, 21.07.1973 tarihinde hükmen davalı Zühra Tennur Özçelik'in miras bırakanı ölü Bekir Ağa ile paydaşları adına tescil edilmiştir. Davacı vekili dava dilekçesinde ve yargılama oturumlarında; Davalı Zühra'nın payını temsilcisi olan oğlu diğer davalı Ahmet'ten 15.01.2001 tarihli adi nitelikli satış vaadi protokolü ile 40 milyar TL'ye vekil edeninin satın aldığını, satış bedelinin temsilci Ahmet'e verildiğini buna ilişkin 02.02.2001 tarihli ibranamenin davalı Ahmet tarafından imzalandığını, öncelikle uyuşmazlık konusu taşınmazdaki davalı Zühra'ya ait olan payın iptali ile vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini, bu isteğinin yerinde görülmemesi durumunda, ödediği 40 milyar TL.'nin davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı Zühra Tennur Özçelik, oğlu olan diğer davalı Ahmet'e güvenerek 15.01.2001 tarih 329 yevmiye nosu ile davaya konu taşınmazını davacıya satması için vekaletname verdiğini, diğer davalı Ahmet'in borca batık kişi olduğunu, satış yapmak zorunda kaldığını belirterek davanın reddini savunmuş, davalı Ahmet, taşınmazı vekaletnameye dayanarak davacıya sattığını, gerçek satış bedelinin 20 milyar TL. olduğunu, borçları nedeni ile düşük miktara satmak zorunda kaldığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, taşınmaz satışına ilişkin geçerlilik şartlarına uyulmadığından 15.01.2001 tarihli satış sözleşmesinin bütün olarak mutlak butlan ile batıl olduğu belirtilerek tapu iptal ve tescil davası ile aynı sözleşmede öngörülen cezai şarta ilişkin tazminat davasının reddine, satış bedeli olan 40 milyar TL.'nin davalı Ahmet'ten alınarak davacıya verilmesine, diğer davalı Zühra hakkında açılan tazminat davasının ise taraf sıfatı yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Harici satışın yapıldığı tarihte dava konusu taşınmaz tapuda kayıtlı bulunan bir yerdir. Tapuda kayıtlı bulunan bir taşınmazın haricen satışı Türk Medeni Kanununun 706, Borçlar Kanununun 213 ve Tapu Kanununun 26. maddesi hükümleri karşısında geçersizdir. Böyle bir satış haricen satın ve devralan kişiye herhangi bir hak bahşetmez. Mahkemece bu gerekçeyle tapu iptal ve tescil davasının reddine karar verilmiş olmasında usul ve kanuna aykırılık bulunmamaktadır. Bundan ayrı, söz konusu 15.01.2001 tarihli adi nitelikli satış sözleşmesi bütün olarak geçersiz olacağından aynı sözleşmede öngörülen cezai şarta ilişkin isteğinde reddine karar verilmesi doğru görülmüştür.
Davacı vekilinin yukarıda belirtilen hususlara ilişkin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA;
40 milyar TL. satış bedelinin, davalı Ahmet Berent Özçelik'ten alınmasına, diğer davalı Zühra Tennur Özçelik hakkındaki tazminat davasının taraf sıfatı yokluğundan reddine ilişkin hüküm fıkrasına yönelik temyiz isteğine gelince; BK.nun 32/1 maddesi hükmü uyarınca; Selahiyettar bir mümessil tarafından diğer bir kimse namına yapılan akdin alacak ve borçları o kimseye intikal eder. Somut olayda, davalı Zühra Tennur Özçelik Muğla 2.Noterliğinde düzenlenen 15.01.2001 tarih 329 yevmiye nolu vekaletname ile diğer davalı Ahmet Berent Özçelik'i 716 parsel sayılı taşınmazdaki miras bırakanı Bekir Ağa'dan kendisine kalacak olan miras payını davacı Turhan Şahin'e satması için vekil tayin etmiştir. Davalı Ahmet Berent Özçelik bu vekaletnameye dayanarak aynı gün davacı ile yaptıkları adi nitelikli "satış vaadi protokolü" başlıklı sözleşme ile 716 parseli 40 milyar TL.'ye davacıya satmıştır. Anılan bu sözleşmeyi davalı Ahmet Berent Özçelik, temsilci olduğunu belirterek imzalamıştır. 02.02.2001 tarihli "makbuz ve ibraname" başlıklı sözleşmede ise satış bedeli olan 40 Milyar TL.'yi yine temsilci sıfatı ile aldığını belirtmiş ve imzalamıştır. Davalılar Ahmet Berent Özçelik ile Zühra Tennur Özçelik arasındaki temsil ilişkisi uygulamada "doğrudan temsil" olarak tanımlanmış ve az yukarıda açıklanan BK.nun 32 maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre temsilci ile üçüncü şahıs arasındaki işlem sonunda oluşacak borç doğrudan temsil olunana intikal eder. Bu açıklamalar karşısında satış bedelinin temsil olunan davalı Zühra Tennur Özçelik'ten alınarak davacıya ödettirilmesine karar verilmesi gerekirken, davalı Ahmet Berent Özçelik'in satış bedelinden sorumlu tutulması ve davalı Zühra Tennur Özçelik hakkında taraf sıfatı yokluğundan ret karanının verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Açıklanan gerekçelerle davacı Turhan Şahin vekili ile davalı Ahmet Berent Özçelik vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmekle hükmün HUMK.nun 428. maddesi hükmü uyarınca BOZULMASINA, Yargıtay duruşmanın yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 275.000.000 TL. Avukatlık ücretinin KDV.si ile birlikte davalılardan alınarak Yargıtay duruşmasında Avukat marifetiyle temsil olunan davacıya verilmesine ve aşağıda dökümü yazılı 7.880.000 lira onama harcının peşin harçtan mahsubu ile artan 532.120.000 liranın istek halinde davacıya ve 15.800.000 lira peşin harcın da istek halinde temyiz eden davalılara iadesine 28.10.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy