(4721 S. K. m. 713) (3402 S. K. m. 46)
Dava: Osman ve Ali ile Hazine ve Y Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair E Asliye Hukuk Hâkimliğinden verilen 26.12.2002 gün ve 9/47 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar, 24.04.1998 tarih ve 2 numaralı Hazine tapusu kapsamında kalan kendilerine ait taşınmaz bölümünün miras ve kazanmayı sağlayan zilyetlik nedeniyle iptal edilerek adlarına tapuya tesciline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı Hazine temsilcisi, dava konusu yerin Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden olduğunu açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı Hazine yanında davaya katılan köy tüzel kişiliği temsilcisi, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, dava konusu taşınmazın tapuya tescil edildiği tarihe kadar kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmaz Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğu açıklanarak E Mal Müdürlüğü'nün istem yazısı üzerine 24.04.1998 tarihinde idari yoldan Hazine adına tarla niteliği ile tescil edilmiştir.
Davacılar dava konusu yerin miras bırakanları Mehmet'den kaldığını ileri sürerek tescil isteğinde bulunmuş, mirasçılık belgesinde isimleri geçen diğer tüm mirasçılar davacılar yararına olurlarını bildirmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmesini istemişlerdir. Yerel bilirkişi ve tanıklar bu yeri davacıların babası Mehmet'in 25-30 seneden beri tasarruf ettiğini, ölümünden sonra bölgedeki terör olaylarından dolayı davacıların tasarrufa ara verdiklerini, ziraatçı uzman bilirkişi kumlu, tınlı, orta verimlilikte, kuru tarım arazisi niteliğinde bulunduğunu açıklaması üzerine mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Toplanan deliller ve dosya içeriğine göre dava konusu taşınmazın uzun yıllar davacıların miras bırakanı Mehmet tarafından kültür arazisi olarak tasarruf edilen bir yer olduğu belirlenmiş, ölümünden sonra terör olayları nedeniyle ekilip biçilmediği anlaşılmıştır. Mülkiyet hakkı doğduktan sonra taşınmazın bildirildiği şekilde terör nedeniyle bir süre ekilip biçilmemesi mülkiyet ve zilyetliğin terki anlamına gelmez. Mahkemece bu gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiş olmasında herhangi bir isabetsizlik yok ise de, yapılan inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır.
Taşınmazın bölge yatılı okulu yapılmak üzere Hazine adına tescil edildiği bildirilmiş ise de tapu kaydında bu konuda herhangi bir açıklama bulunmamaktadır. Taşınmazın bölge yatılı okulu yapılmak üzere tahsis edilip edilmediğinin Milli Emlak Müdürlüğü'nden sorulması, ayrıca taşınmaz üzerindeki Jandarma Kontrol noktasının geçici veya daimi tesis niteliğinde bulunup bulunmadığının araştırılması, tahsis ve karakol gözetleme noktası yönünden süreklilik mevcut ise taşınmazın kamu hizmetine tahsis edildiği gözönünde tutularak davacıların mülkiyet hakkının tespitine, tahsis ve süreklilik söz konusu değilse yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi gerekmektedir.
Bundan ayrı tapu kaydında dava konusu taşınmazın yüzölçümü 12066 m2 yazılı olduğu halde mahkemece tapu kaydının tümünün iptali ile 3982.50 m2 yerin davacılar adına tapuya tesciline karar verilmiştir. İptal ve tesciline karar verilen taşınmaz bölümünün krokisi düzenlenmemiştir. Ayrıca taşınmazın tümüne ait kaydın iptaline karar verilmiş bir bölümünün davacılar adına tesciline karar verilmiş, geriye kalan bölüm ise tapusuz bir taşınmaz konumuna sokulmuştur. Bu şekilde hüküm kurulmuş olması kanuna aykırıdır. Davacılar tasarrufunda bulunan miktarın belirlenmesi, teknik bilirkişi tarafından krokisine işaret edilmesi, bu bölüme ait tapu kaydının iptal ve tesciline, geriye kalan bölümünde Hazine üzerinde bırakılmasına karar verilmesi gerekir.
Sonuç: Davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi hükmü uyarınca BOZULMASINA 01.12.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy